Yaratmaya cüret ettiğin, Yaşatmayı umursamadığın, Umursamadığın o bebeğin İlk hissettiği acıyla... Acıyla sığındım Ve yüzümü ellerimle, Ellerimi utançla sakladım Yaratan ellerin karşısında. "Varım" demek için doğmak gerekmez miydi? Beni var ederken fısıldadın; Fısıldadın kulağımın tüylerine. Tüylerim diken diken olmuştu, "Ben doğmadım," dediğinde. Şimdi anlıyorum seni; Sen tezatsın, Tezatların en ulusu, Ulusların yanılışı, Savaşların temeli. Sen "ol" dedin, ben "olma" oldum. Sen "ışık" dedin, ben gölgede kaldım. Kaç kere doğurdun beni? Kaç kere öldürdün aynı anda? Rahmi ve mezarı Aynı iştahla kazıyorsun, yapma. Ve benim gibisini bir daha asla, Asla yaratma. Şimdi burada bir kişiyim: Ne doğmuş ne doğmamış, Ne yaşayan ne ölmüş, Ne atılmış ne sığınmış; Sadece düşünmüş, Düşünürken yaratmış... Şimdi burada bir kişiyim; "Ol" demiş, oluvermiş.
Baha AkdoraKayıt Tarihi : 31.10.2026 12:42:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!