Ses Şiiri - İsmail Fatih Maraşbey

İsmail Fatih Maraşbey
1

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Ses

SES


Ve
Sürgün düşlerin iniltileri
Güneş
Kocası ölen kadınların sabahında
Şımarık bir eceldir

Bozkırlar, kerpiç yığınları, harman lekesi
Yağmur serinliği dokunmuş ıslak evler
Sarı anızlarda göveren güz yeşili
Şeleklerinde dünyayı taşıyan kadınlar
Sessiz soğuk bir ırmak gibi
Akarlar akşamüstleri
Tütmeyen ocaklarına

Tarlalarda bırakırlar
Çamurlara batan ayakkabılarını
Tüm sesler susar
Solucan katarları yürür
Tenlerini emen toprakta

Üşüyen uykusuz çocuklar
Kerpiç evlerin duvarlarına çizerler
Mor dudaklarını emen yokluğu

Kapı aralıklarından sızan soğuk
Rüyalarını üşütür kadınların
Giden oğulların son nefesidir
Bakır renkli dağlar
Gömülür yağmurun sisli ayiniyle

Acıyı öykünür
Kapı önünde çıplak söğüt
İnce zülüflerini bırakarak
Rüzgârın mevsimine

Umarsız bir rindin nefesi diriliyor
Işıksız köylerin karanlık kuytularında

Şehirleri işgale yeltenmiş bir yemin
Avuçları nasırlı annelerin
Küçük pencerelerinden girerek
Söndürüyor isli lambalarını

Ey anne!
Sarıçiğdem mevsimi dağlarımızda
Acıyan ellerine taş kınalar yaktığında
Ak düşmüş saçlarını ısıtacak türkülerim
Toprağa süzülen ilk cemre
Mor sümbül mevsimi başlatır
Dağlarımızda

Yıllar geçse de unutmuyorum
Nefes almayı
Öğrettiğin gibi
Ve hiç hatırlamıyorum nefes aldığımı
Senden başka

Köy çeşmeleri, çakmak taşları
Ayakkabı topuklarından yapılan tekerlek
Sürgit ufukta kovalanan toprak yollar
Kanallarda salınan sarı kamışlar
Kar altında ekin göcekleri
Çocukluğumu kundaklayan
Bozkır çimenleri
Beni büyüten annemin sesidir

İsmail Fatih Maraşbey
Kayıt Tarihi : 17.12.2007 11:00:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
ÖNCEKİ ŞİİR
SONRAKİ ŞİİR
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

İsmail Fatih Maraşbey