Baharın İlk Günü
Sabahın hafif serinliği dolaşır odanda yokluğunla,
Çiçekler açsa da renkleri soluk,
Kuşlar şarkı söyler, ama melodileri yarım kalır.
Rüzgâr dalları okşar,
Ama ellerin yoktur dokunacak.
Gökyüzü mavi, ama içinde gri bir boşluk,
Yalnızlık sokaklarda yankılanır,
Ve ben yürürken her adımda
Senin eksikliğini taşırım, ağır ve sessiz.
Yaz Öğle Sıcağı
Güneş tepede kavururken zamanı,
Gölgeler kısa ve sıcak,
Ama senin varlığın serin bir gölge gibi eksik.
Deniz dalgalanır, kum yanar ayaklarımın altında,
Ve ben hayalini takip ederim,
Ama ufukta yalnızca uzak bir siluet.
Kuş cıvıltısı, çocuk kahkahası,
Her ses bana senin hatıranı hatırlatır,
Ve gülüşün yokluğunda, dünya fazla parlaktır,
Ama ben karanlık ararım, seninle dolu bir gölge.
Sonbahar Akşamüstü
Yapraklar düşer, rüzgârla dans ederken,
Ve sokak lambaları titrek bir ışıkla yanar.
Gözlerim seni arar, ama bulamaz,
Kalbim düşen yaprakların arasında kaybolur.
Renkler sarıya, kahverengiye dönüştüğünde
Hatıralar da değişir, yumuşak ama hüzünlü.
Her adımda sensizliğin ağırlığını taşırım,
Ve her adımda, seni daha çok özlerim.
Kışın Gece Yarısı
Kar sessizce düşer, bütün sesleri örter,
Sokaklar boş, dünya bir fısıltı kadar hafif.
Ay ışığı kar üzerinde parıldar,
Ama senin sıcaklığın yok, ellerim donuk.
Ruhum bir mum gibi titrer,
Ve ben beklerim, belki bir haber, belki bir ışık.
Sensizlik en keskin soğukta bile hissedilir,
Ama umut, en karanlık gecede bile bir kıvılcım.
Gün Doğarken
Ve sabah gelir, yeni bir gün doğar,
Işık her şeyi aydınlatır, ama ben hâlâ karanlıktayım.
Ama şimdi biliyorum: her gün eksik başlasa da,
Sen döndüğünde, boşluk dolar,
Ve dünya yeniden, sıcak ve tam, parlar.
Kayıt Tarihi : 3.3.2026 21:28:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!