Ben “Hangimiz Sevmedik” diye başladım bu hayata,
Kalbimde “Sevda Yüklü Kervan” vardı,
Yollar uzun, yollar yorgundu…
Bir “Aşk Tesadüfleri Sever” sandım seni,
Ama meğer “Ayrılık Acısı”ymış kaderimde yazılı olan.
“İtirazım Var” dedim alnıma yazılan bu kadere,
Ama ne çare…
“Kaç Kadeh Kırıldı” geceler boyunca,
Sana söylenemeyen her sözde,
Bir “Tanrı İstemezse” fısıltısında kayboldu sesim.
Ben “Unutamadım”…
Ne seni, ne bıraktığın yaraları…
“Sevda Yüklü Kervan” göçse de içimden,
Her adımda “Paramparça” oldum ben.
Bir “Bilebilsen” gönlümde kopan fırtınaları,
Anlardın ki “Sevemedim Ayrılığı” bir türlü.
“Adını Kirletmeden Sevda Yükledim” sana,
“Senin Kadar Hiç Kimseyi Sevmedim” ben.
Ben “İsyankar” değildim,
Ama seninle sustum, seninle ağladım,
Ve “Öldür Beni Sevgilim” diye haykırdım göğe.
Geceler şahidimdir…
“Garip” bir adamdım senin gözlerinde,
“Affet” diye bekledim,
Ama sen çoktan “Ayrılık Rüzgarı”na kapılmıştın.
Bense bir “Unutulmuş Gönüller” şarkısı gibi,
Bir köşede eskidim, çürüdüm.
Şimdi biliyorum…
“Mutlu Ol Yeter” diyorum içim yana yana,
Çünkü “Mazi Kalbimde Bir Yaradır.”
Ama ne olursa olsun,
Eğer bir gün dönersen bana,
Ben gözlerinin içine bakıp şunu diyeceğim:
(sesi titreyerek, sahnenin ortasında durur)
“Seninle Ölüme Bile Gidilir…”
Çünkü sen benim en derin yaramsın,
Ve nefesim…
Kayıt Tarihi : 29.8.2025 00:02:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!