Gece yarısı
Toprağın altında bir köstebek,
karanlığı tırnaklarıyla kazıyor ağır ağır
Seni özlemek,
işte tam da bu
Kör bir hayvanın güneşe doğru yürüttüğü inadında
Saksıdaki sardunya deli gibi açmış bu sabah,
gördün mü?
Bir ok gibi fırlamış saksısından
Oysa ben bilirim,
bitkiler bencil değildir bizim kadar
O sardunya, sen kokabilmek için emdi bütün gece toprağın nemini
Senin teninin rengini çalabilmek için kandırdı güneşi
Böcekler geçiyor ayaklarımın altından,
telaşlı, işçi böcekler
Her biri sırtında senden bir parça taşıyor,
kışlık erzak gibi biriktiriyorlar gülüşünü
Beni öyle bir yerde bıraktın ki,
bütün tabiat senin suç ortağın şimdi
Arılar çiçeğe konmuyor artık,
dün senin boynunun kokusunu aramaya çıkmışlar
Bir karınca ordusunu gördüm
kalbimin sol yanındaki o derin uçurumdan
senin adının harflerini taşıyor yuvasına, tane tane
Ah, seni özlemek
Nasıl desem
Yalnızca bir insanı beklemek değilmiş meğer
Bu koca kainatın
çiçeğiyle, böceğiyle; yeşili ve toprağıyla,
sana kavuşmak için yaptığı gizli bir ihtilalmiş!
Kayıt Tarihi : 6.11.2026 21:50:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!