Kül rengi bir sabahın eşiğinde duruyorum,
Avuçlarımda senden kalma o keskin sessizlik...
Her gece bir yıldız seçerdim gözlerinden,
Karanlık çöktüğünde yolumu bulayım diye...
Şimdi hangi sokağa dönsem yabancıyım,
Sanki adımı hiç fısıldamamışsın gibi kulağıma...
Unuttun mu sahiden? Ellerinin sıcaklığıyla ısıttığın o kış sabahlarını,
Yalnızca ikimizin bildiği o dilsiz şarkıları...
Sen gülümsediğinde, binlerce gelincik açardı içimin bozkırlarında.
Şimdi ise her nefes, yarım kalmış bir cümlenin ağırlığı...
Altı çizili cümleler gibiydik seninle
Vurgusu ağır, anlamı derin
Ama bir o kadar da silinmeye meyilli..
Sen gittin ya
Gökyüzü rengini unuttu, kuşlar rotasını...
İçimdeki o çocuk, elleri cebinde senin doğduğun o kimsesiz sokaklarda üşüyor hala..
Bir yaranın kabuğunu sevmek gibi seni özlemek
Hem acıtıyor, hem de tek hayat belirtim bu sızı...
Bağırsam sesim sana ulaşmaz, biliyorum..
Ama yine de her gece aynı duaya açılıyor ellerim.
Seni çok özledim...
Kurumuş bir toprağın, gökyüzünden gelecek tek bir damlaya olan tevekkülü gibi...
Öylesine derinden, öylesine sessiz...
Ve bir amin kadar içten
Seni çok özledim.
Kayıt Tarihi : 18.3.2026 18:01:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!