Bir sonbahara sırtını dayamış hüznümü alıverdin, biliyor musun?
Sabahları, çiçeklerin ve arıların kavuşmasında
tanıdım ertelenmiş tenimi.
Yüzüm biraz çiçeklendiyse senin ikliminden.
Dizlerin dizlerimde, denize doğru bakarken
aldım sıcaklığını.
Tüm kusurlarımı ve senin iyiliğini
bir ince kâğıda serdin.
Ömrümün ara sokaklarını öğrettin,
hayatın yavaşladığı yerlerde kuşları dinlemeyi,
çalışan insanların yüzündeki kara gibi
silinmeyi.
Dokunuşlarınla kızıla boyanan tenimi,
kendi ütopyama komşu olan aşkı,
küçük dokunuşlarınla gün batımlarına sahip çıkmayı,
gülen yüzünün güzelliğinde
insanın kendine sahip çıkışını,
eşiklerde biriken gurbetimi,
ağzının kenarında ılgıt ılgıt akan sevdayı
ve içindeki kuşların
kanat vura vura dallarında biriktiğini
senden öğrendim.
Kayıt Tarihi : 6.10.2026 11:17:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Belki de bazı insanlar hayatımıza bizi iyileştirmek için değil, içimizde uzun zamandır susan bir şeyi yeniden duyurmak için girer. Sen geldiğinde hüznüm gitmedi; yalnızca yanına mutluluk oturdu. İkisi birbirine değdikçe, yıllardır taşıdığım gurbet biraz ısındı, içimdeki kuşlar yeniden dallara kondu. İnsan bazen en güzel hâlini ne tamamen mutlu olduğunda ne de hüznünden kurtulduğunda buluyor; birinin elini tutarken içindeki bütün yaraları da saklamadan, ikisinin birbirine karıştığı o ince yerde buluyor. Belki aşk dediğimiz şey de biraz budur: hüznün mutluluğa yenilmesi değil, ikisinin aynı kalpte birbirine dokunmayı öğrenmesi.




tebrikler...
TÜM YORUMLAR (1)