Sen Saldın...
Gönül tahtın yıkıldı, vîrâneden beter bu,
Aşkın nârı içimde, sönülmeze sen saldın.
Vuslat beklerken canım, hicrân dolu keder bu,
Beni böyle bir dipsiz, dönülmeze sen saldın.
Yedi kat gök şahittir, Saf Beyaz’dı dileğim,
Nurdan köprü kurarken, büküldü bak bileğim.
Dokuz kapı kapandı, kan ağlıyor yüreğim,
Aklı firâr eyleyip, denilmeze sen saldın.
Zeytinli’nin rüzgârı fısıldarken ismini,
Hayallerin süslerdi ruhun her bir resmini.
Şimdi gurbet eyledin yârin nurdan cismini,
Işığı söndürerek, görülmeze sen saldın.
Adem’den bu yana hep iyi kötüyle savaş,
Senin feryâdın sessiz, akar gözünden kan yaş.
Hasan der ki: "Ey felek, dur biraz yavaş yavaş,"
Balı zehre katarak, içilmeze sen saldın.
Hakikat sofrasında meze ettin ömrümü,
Gözlerimin ferini, bilinmeze sen saldın.
Ateşlere attın da, küle verdin cürmümü,
Ruhun saklı katını, silinmeze sen saldın.
Bir yanım Plovdiv’dir, bir yanım Çanakkale,
Ecdadımın ahını, geçilmeze sen saldın.
Düşürdün dillerini, ettin beni bir kâle,
Gönül mülkündeki o, seçilmeze sen saldın.
Hasan der ki: "Dünyada bitmez hayırla şer de,"
Gözüme kör düğümü, örülmeze sen saldın.
Dokuz kez niyaz ettim, derman beklerken derde,
Varlığımı mutlak bir, yokulmaza sen saldın...
Hasan Belek
03 02 2026- Akçay
Kayıt Tarihi : 3.2.2026 10:27:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!