Gidişinle susmayı öğrendim ben,
çünkü her cümlem adını kanatıyordu.
Bir daha dönmeyeceğini bile bile
kapıyı aralık bıraktım,
üşüsün diye değil,
dönersen içeri girebilesin diye…
Geceye seni anlattım bu defa,
sessizce,
adını söylemeden,
gözlerimle konuştum ayla
çünkü dudaklarımda adın ağrıyor hâlâ.
Hiçbir şey tamamlanmadı sen gidince,
kahvemi yarım içiyorum,
şarkıları ortasında kapatıyorum,
çünkü en güzel yerinde sen varsın.
Ve artık en güzel yerlerim bile
acı içinde kıvranıyor.
Rüyalarıma bile temkinli geliyorsun,
sanki orada da fazla kalırsan,
yine bağlanırım korkusuyla
dokunmadan geçiyorsun içimden.
Bir mendil gibi bıraktın beni,
içini silip, kenarını buruşturup
yolun kenarına fırlatır gibi.
Oysa ben seni
yüreğimin en kırılgan yerine koymuştum.
Bir kuş gibi,
üşümesin diye avuçlarımda tutuyordum.
Şimdi bir sokak lambası gibi bekliyorum seni,
yanıyor gibiyim uzaktan
ama içim buz,
içim senin gitmelerinle donmuş.
Bir fotoğrafa bakarken
gözlerim değil,
kalbim doluyor.
Sesin yankılanıyor hâlâ
“gitmem” dediğin yerlerde.
Sen gittin.
Sözlerin kaldı,
ve ben onlarla boğuluyorum her gece.
Ben seni sevdim.
Olduğun için değil,
olduğumda güzel olduğum için…
Şimdi kimseye anlatamam seni,
çünkü kimse sen gibi gitmeyi bilmez,
ve kimse beni sen gibi yarım bırakmaz.
SELÇUK LEVENT
29/07/2025
Selçuk LeventKayıt Tarihi : 16.3.2026 02:24:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!