Senin adın
içimde usulca çözülüyor
bir suyun içinde yavaşça açılan bir kumaş gibi
Munzur’u sana benzetiyorum
hem uzak hem serin
dokunsam bozulacak bir şey gibi
gece
benimle aynı yatağa uzanıyor
ama sen varsın aramızda
ince, gelinlik beyaz bir tül gibi
saçların diyorum
bir dağın yamaçlarına düşen rüzgâr gibi
hangi yöne dönsem
orada kalıyorum
sana bakınca sanki yeniden doğmuş gibi
ben sana bakarken
kirpiklerim çözülür buz çanağı gibi
sanki birini çok uzun süre sevmek
bedeni ruhu yeniden tanımak gibi
ellerin yok burada
ama varlığı var
kalbimi acıtan aşkın gibi
dokunduğu yerleri daha çok hissediyorum
şafak
yüzüme soğuk bir su çarpar
senin geç kalmış bakışın
gece doğan ay, yakamoz gibi
ve ben
her sabah yeniden öğreniyorum
birini bu kadar içten sevmek
insanı insan yapan aşkı aramak bulmak gibi
yıldızlar
üstüme örtülüyor
ama ben hâlâ üşüyorum
çünkü sen yoksun
ve yine yoksun
üşüyorum
seni kendime doğru çekerek değil
seni kaybetmemeye çalışarak değil
sadece
senin varlığını içimde tutarak
içimde sen olduğunu bilmek
içini ısıtmak gibi
Kayıt Tarihi : 24.06.2026 16:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!