Zamanın çarkına takıldı ömür,
Yine mi hicranın yelindeyim ben?
Yürekte kor ateş, gözlerde kömür,
Bitmez bir sevdanın selindeyim ben.
Gönül defterini açtım bu gece,
Her satır bir sızı, her harf bir hece.
Çözülmez diyorlar bu kör bilmece,
Vuslatın en çıkmaz yolundayım ben.
Hüznü nakış nakış dokur da eller,
Lal olur ağızda konuşan diller.
Boyun bükmüş bak bak, bahçede güller,
Kurumuş bir aşkın dalındayım ben.
Gel dersen gelirim, uçurum olsa,
Öl dersen ölürüm, ömrüm mü solsa?
Dünya dertleriyle dolup da taşsa,
Yine de sabrının halindeyim ben.
Bir teselli bekler yorgun şu canım,
Damarda çekilmiş, donmuş bak kanım.
Nerededir benim o diğer yanım?
Gurbetin en acı dilindeyim ben.
Hasan’ın gönlüne uğrasa sitem,
Mısralar dökülür, hep matem matem.
Elimde kırılmış, küsmüş bir kalem,
Efkârın en koyu halindeyim ben.
Veda vakti gelir, söner bu ışık,
Zaten bu hayatın yolları karışık.
Gidiyorum işte, boynum bir ışık,
Yalnızlık denilen ilindeyim ben.
Hasan Belek
9 02 2026 - Akçay
Kayıt Tarihi : 9.2.2026 11:17:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




TÜM YORUMLAR (1)