Zamanın boşluğunda sürükleniyor yüreğim
Kara çöllerde yeşil bir vahâ arıyor yüreğim
İçim yanıyor,ruhum acı çekiyor çaresiz
Yeşil gözleriyle çağlayan sevgi pınarım
Çocukluğumun çok büyümüş,büyülüsün aşkım
Küçücüktür sevginin tohumu
Ağzı tatlandıra yetişen lokumu
Söyle çekinmeden ona sevgini
Elbet gün gelir bulursun dengini.
Göz teması ile başlarken uyanış
Şaşalı maşalı imkanlarla doğanlar var
Ekmek elden, su gölden hüküm süren bu davar
Halinden anlamaz kimselerin, baştan savar
Pervasızca dalga geçer, bu şımarık nankör.
Hamurunda mavcut, genlerine işlemiş kem
Sulu ürünlerin en son versiyonudur
Aslında sattığı caka resmi donudur
Selamnı verirken bile çıkarı düşünür
Utanacak yüzü yoktur sivrice düşünür.
Şarlatanın biridir her türlü yalakadır
Günlerden pazar
Mevsim ise karakış
Hava kararmış
Dışarısı nemli ayaz
Hafiften bir yağmur var...
Her bulduğunu bir ganimet diye belleme
Kul olduğunu unutup kul hakkı yelleme
Mangal yürekli ol, saysın seni sağ ile sol
İnan, insan olmak için budur tek çıkar yol.
Denizde, havada ve karada söylem budur
Seni özledim, kalbi özden
Sakınırım kem gözlerden
Sevgim deler de geçer arşı
Seni benzetmelerimle dolu çarşı.
Sevgilim,al rengin kanımdan
Çok mesut olmak isterdim seninle birlikte
Sana sarılmak vardı hastalık ve dirlikte
Oysa sensiz çok yıkılmış bir haldeyim naçar
Şans tam yaklaştı derken, şimdi aşk oldu kaçar.
Bedbaht olmuş aşıkların sonu pek hazindir
Ulu dağ başına patika yoldan gidilir
Bu yolda gayret sarf eden zat tebrik edilir
Zirveye zikzaklı adımlarla sarp çıkılır
Kararlı olmayan âşık varamaz yıkılır.
Her güzelliğin ödenecek bir kaderi var
Her sözü seviye tespit sınavı sanmayın
İcraatsız haykırışlara sakın kanmayın
Gözünüzü her zaman budaktan sakınmayın
Duyarsız korkaksanız, boş verin yakınmayın.
İki gözünüz görme özürlü ise kasti




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!