seher vâktini seviyorum ve ona tutkunum
içimdeki kandili yakar
sabahın mahmur gözlerinden bir çiy düşürür gözlerime
nasıl uzanır ellerim şükrün ziyâsına
gönderdiğim selâmı yanıtlarken tepeler
nasıl açılır anahtarsız,kilitsiz
Kağıttan gemilerdi yaktığım
Limanlar boşaldı, olsun
Tayfalara izin verdim süresiz
Kaptan başka bir iş bulsun
Erittim buzdağlarını nefesimle
Söz benim değildir,belki de bir mızrabın bilinçaltımın
dokunamadığım tellerine vuruşudur.Nerede gizlenmişse
çıkar meydana,seslenişini kuş kanatlarına ve susuşuna
tanık olamadığım zaman ötesine...farkedebilir miydim?
Eğer farkedebilseydim,belki kımıldardı yitik denizlerin
Yetim hakkı senin velinimetin
Aşırır,koparır ''zor''la alırsın
Hayat bir kumardır,zulüm izzetin
Helalimdir deyip''zar''la alırsın
Çamura bulanan kişiliğinle
Bağışlayın şaşkınlığımı
Efendiler
Kolay değil
Sizi anlamak
Satırlar
Kitapları doldurduğunda
Eksi artıda kaybolur
Artı eksiyi götürmez
Zorlama aklım kendimi
Aklın ermez
İki kere iki dört mü eder
daha ıraktamı bahsettiğin çeşme
suyu çağlar ötesinden
soğuk ve bilinmez kaynaklardan
başaklar yaşamında henüz
henüz görüyoruz renkler içinden
Kuşlar da hayallerine tutunur mu
Kaybolmuş perşembelerin akşamüstü serinliğinde
Tüyleri dökülmüş kırık kanatlarıyla
Konarlar mı bir daha
Eski çeşmelerin yosun tutmuş taşlarına
Yudumladıkça suyunu ab-ı hayat gibi
kuşlar uçtular
kuşlarla uçtu çocuklar
bir ikindi vakti
temmuzdu
hazirandı
gittiler
Yüreğimiz artık eskisi gibi değil
Anlamsız bir sükunete bürünmüşüz
Yağmur bile göndermez olmuş bulutlar
Ot bitirmeyen çöllere dönmüşüz
Ölesiye bir bitişin dramıdır gerçeğimiz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!