Hissetmeyi bırakalı aylar oldu,
Kokun odaları dolaşır.
Dört duvar gürültüsünden oldu,
Uyutmaz her gece,
Gözlerin gözlerime karışır.
Kalp suskun oldu,hayal oldu...
Renkli misket,uçurtma gençliğimiz.
Yarım yamalak aşk bahçelerinin,
Zararlı otlarıymış gibi geliyor bazılarına.
Üşürken gelecek,
Sarılmıyor yalnızlığın küf tutmuş yorganı,
Ve yatılmıyor,dert yataklarının hayalsiz yastıkları.
Toprağa düşen sesimin gölgesinde,
Kadınım.
Islatan yağmurların durgun sellerinde,
Kadınım.
Bir gökyüzünün arkasındaki güneşin içinde,
Kadınım.
Kadife saçlarının uçlarına rüzgarı ekledim,
Parmak izlerim var her bir telinde,
Rüzgar okşarsa ellerim sanasın diye.
Tenine kokumu ekledim,
Tüylerinin dikenliğinde,
Her terlediğinde ben sanasın diye.
Gölgele kendini eyy güzellik.
O kadar ayrıntı gizlerken bakışların,
Rüzgarlı geçen ömründe şimdi bir akşam üstü.
Alan almış alacağını,
Hayallerin akarsu gibi akmış.
Kiminde sel kimi kurak.
Ve rüzgar örtmeye başlıyor yine tenimi.
Yazın son yarım ayında
Bilmez ki gidenler daha kaç sabah,
Ağlayacak adımları gün batımında.
Yokluğu yalnızlığa yemin,
Varlığında boğaz düğüm,kelime kayıpları.
Ve ben tüm sevişmelerimi yarıda kestim,
Yitik bedenler bıraktım hep senin yüzünden.
Periler geçerdi hani üstümüzden,
Sarılıp birbirimize yıldızları sayardık.
Saklanıyordum...
Birileri sobeledi birilerini yada çömlek patladı,
Ben oynamıyorum.
( ; ; Saklı gizli görünmeyen) karım,öyle çaldı beni ki
Kıskananlardan birinin adı Şiir di
Ötekiler zaten kalıcı değildi
Yarımlaşan ruhlar küsük bedenlere ninni şimdi.
Ay puslanmış geçmişi yansıtırken,
İçindeki boşluğu kaplayacak oranda bir gerçek lazım bu yüreğe.
Lakin,
Yazın ılık melteminde yaprak bile dökülmezlik ederken,
Yalnız kalan ağaçların kabuk tutma özlemi,
Hikaye,önce kaldırımda aynı adımlarda başlar,
Sonra gözler girer işin içine.
Bakışırken dudaklar,
Beyin salgılarından ötürü gerilir,
Yanakların elmaları delirir.
Kısık sesli bir merhabada,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!