Bir duayla bezenir, göğe açılan eller,
Sırtında cephaneyi, taşır iken yiğitler,
Karlı dağlar karşıda, sanki yârini bekler,
Üzeri de incecik, yürür iken Mehmetler.
Bir şanlı yürüyüş ki, topuk görse erinir,
Öyle şanlı asker ki, düşman bilse çekilir,
Karlı dağlar içinde, ne yiğitler belirir,
Bayraklar çekilirken, nasıl yere serilir.
Üzerine örtülen, kimin gelinliğidir,
Hangi yârin dizinde, uyudun sen Şehidim,
Bu kuvvetli fırtına, sanki tören sesidir,
Hangi hal sebep oldu, hangi dua yiğidim.
Öyle bir mertebe ki, yürümekle çıkılmaz,
Öyle bir yürüyüş ki, inan toprak dayanmaz,
Nasıl bir yürektir ki, ecel görse sokulmaz,
Nasıl bir İmandır ki, bedir duysa şaşırmaz.
Karlı dağlar içinde, yürür iken yiğitler,
Abileri cephede, düşman ile çatışır,
Karlı dağlar içinde, üşür iken yiğitler,
Sırtlarında cepheye, koca bir umut taşır.
Donarken yavaş yavaş, o tazecik bedeni,
Kendi düşer yere de, bayrağını düşürmez,
Öyle bir yiğittir ki, solar iken benizi,
Hem düşmandan çekinmez, hem de geri yönelmez.
Sarıkamış ta karlar, kaplar iken Mehmet’i,
Parmaklar gösteriyor, hiç durmadan ileri,
Ne annesi aklında, nede sevdiği yâri,
Dilinde tek bir cümle, Vatan düşmese bari.
Öyle bir mertebe ki, yürümekle çıkılmaz,
Öyle bir yürüyüş ki, inan toprak dayanmaz,
Nasıl bir yürektir ki, ecel görse sokulmaz,
Nasıl bir İmandır ki, bedir duysa şaşırmaz.
Kayıt Tarihi : 27.2.2026 19:21:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!