Başımı yastığa koyduğumda
Gözlerim dalınca gecenin karanlığına
Süzülen iki damla yaşa
Hasretin karışıyor yine.....
Gecenin karanlığı dedim ya
Zifiri karanlık işte
gökyüzündeki yıldızları seyrettim
dün gece
hepsi senin gözlerindi
her birine ayrı ayrı baktım
saatlerce
denizleri seyrettim uçsuz bucaksız
Ben mi bilemedim sevmeyi
Yoksa sen mi bilemedin sevilmeyi
Sana aşkı anlatamadı mı kelimeler
Yoksa sen mi öğrenemedin
Yüreğim kıpır kıpırdı seninle
Tutunacak bir dalımdın elimde
Gözlerin öyle güzel ki
Ne anlatmak ister bilemem
Bakışın öyle sıcak ki
Beni mi? Yakmak ister bilemem
Sabahın mahmurluğundan
Akşamın yorgunluğuna
Bir sonbahar gecesini yaşıyorum şu anda
Ay dolunay şeklini almış gökyüzünde
Her taraf aydınlık, ışıl ışıl
Sanki dünya benim diyor yalnız benim
Bakarken gecenin zifiri karanlığını
Gündüz gibi aydınlatan dolunaya
Dün sen vardın yalnızlığımın gecesinde
Gökyüzünden yıldızlar yağdı
Avuçlarımda toplayamadım
Düşler kurdum salkım saçak
Göremedim içinde seni
Eski bir resim gibi, siyah beyaz
Kirpiklerinin ucunda yaşlar
Ha düştü, ha düşecek
Dudaklarında titriyor bak
Sen sus
Gözlerin konuşsun ıslak ıslak
Hani vardır ya
Veda ederken sana
İçimde bir burukluk
Elveda diyemiyorum
Boğazımda hıçkırık
Ellerim titriyor
Ellerini tutarken
Sen gelirken açardı çiçekler güller
Her dalında öterdi kuşlar bülbüller
Neşeyle dolardı bütün yaşantım
Sensiz geçen her gün için ağlardım
Sensiz dünya zehir zindan oldu bana
Ne olur artık gel otur yanıma
Bekle, bekle gitme öyle
Kırılır kalbim, içinde sen varsın
Erguvanlar solar, açmaz güllerim
Hazan vurur, kışım bahara ermez
Esmez poyrazlarım, terimi silmez
Susar gecelerim, gölgeler gitmez




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!