Mayınlar var
Ayın, oyunlar
Masada bir bardak,
İçinde sapsarı ben.
Havayı bulutlar tutmuş Eylül'ün sonu.
Güneşi örtmüşler,
Kiminle sevişecekse artık...
Koca bir yatak odası bugün gökyüzü, mahrem...
Ayağımı yerden kaldırıp çıkamıyorum bu sahneden.
Havaya uçmaktan da korkmuyor değilim.
Dedim ya, mayınlar var ayağımın altında...
Bir bardak daha söyleyip atlıyorum içine,
kurusun bu huyum.
Oyunlarım var ayın...
Bir annenin vazcayışını parçalıyorum kalbimde, annelikten.
Bir babanın, bir kardeşin baltalayışını,
bir ömrü, hırpalıyorum yakalarına yapışmışım.
Eylül'ün sonu...
Yağmuru bekliyor gibiyim sanki bugün.
Mayınlar ve oyunlar karışmış.
Kısa devreler umuyorum,
şu kurulu kalleş düzenekten..
Bir Şaman olmuşum da dağın tekini nöbette,
Depremleri tutuyorum, suyun baskınını,
kırmızı kablosunu keserek son saniye,
ikna eder gibi volkanları...
Bir şehri yıkacak gibiyim bu sabah,
oturup kaldığım bu yerden.
Sonra baştan inşa edecek gibi,
insanı kurtararak alışılagelmiş keşmekeşten.
Mayınlar var
Ayın, oyunlar
Masada bir bardak,
İçinde kopkoyu sarı dolu,
üzerinde kanlanmış gözleriyle, yaşlı yüzüm
Havayı bulutlar tutmuş Eylül'ün sonu...
Güneşi örtmüşler,
Kiminle sevişecekse de sevişsin artık...
Koca bir yatak odasıdır bugün gökyüzü, namahrem...
Ayağımı yerden kaldırıp da
çıkamıyorum bi türlü
hiç sevmediğim bu sahneden...
Kayıt Tarihi : 22.09.2026 13:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!