Bilmez bu âlemde aşkı ne cübbeli ne takkeli
Fatıma’dan yol sormayan velev ki olsun Mekkeli
Hak bilmeyen Muhammed’i bulmaz imiş bâb-ı Alî
Mahrûm kaldı senden Şâhım, gel yeniden yol ver bize
Muhabbetten Muhammedden koku getir gül ver bize
Yunur kalbi safi olur bir kerrecik Şah diyenin
Yerler gökler Hakk'ın nuru, doğdu kalbe mâh diyenin,
Yol lazımsa ey kardeşler, işte Hakka râh diyenin
Şâhım Ali himmet eyle tut elimiz dal ver bize
Muhabbetten Muhammedden koku getir gül ver bize
Karman çorman oldu âlem hakikat dinle örtülü
Siyasetle-miyasetle gönüller kinle örtülü
Biri çoktan yitirdik biz sayılar binle örtülü
Şâhım Ali meded eyle akıl izân hâl ver bize
Muhabbetten Muhammedden koku getir gül ver bize
Çoğaldı irfân hırsızı sanırsın kutup ricâlde
Biraz kurcalarsın çıkar, hemen dili kıyl u kâlde
Sulûk nedir bilmez sülük, evliyâyım sanır hâlde
Yürüyelim ayaklar ver, uçsun per ü bâl ver bize
Muhabbetten Muhammedden koku getir gül ver bize
Takılıp kaldık tarihte hakikatin gizli kaldı
Mevlevîde ney sesinde Bektaşîde sazlı kaldı
İlahiyatçı bilmedi, doktorada sözlü kaldı
Şahım Ali nusret eyle cüzden geçtik kül ver bize
Muhabbetten Muhammedden koku getir gül ver bize
Hak’tan bildi her acıyı yarasına tuz sürenler
Ardın sıra geçip gitti Kerbelâ’dan iz sürenler
Hû deyip de ayağının toprağına yüz sürenler
Şahım Ali rehber gönder seni bilen kul ver bize
Muhabbetten Muhammedden koku getir gül ver bize
Mustafa’dan ayrılmayan düştü Alî’nin eline
Aşka uydu çıktı yola şedler çekildi beline
Bir güzele bende oldu gerçek erenler yoluna
Şahım Ali anlatamam, yalvarmağa dil ver bize
Muhabbetten Muhammedden koku getir gül ver bize
Kayıt Tarihi : 15.3.2026 23:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
15 Mart 2023




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!