Sahi! Bir insanın uçurum kenarında ne iş olabilirdi? Yaşadığı hayata isyan mı ediyordu? Yoksa çaresizliğinden dolayı ne yapacağını şaşırdığı için mı uçurumun kenarında bekliyordu?
Belki üst üste gelmiş acılarını dindiriyordu ya da o acıların kölesi olmuştu. Belki de hayatın ne kadar nankör olduğunun farkına varmıştı.
Sahi! Güçlü insanlar neden ağlar? Göz yaşlarının doluluk oranından dolayı mı? Yoksa tek çareleri ağlamak olduğu için mi? Kim bilir belki de o göz yaşlarının arkasında kaybettikleri hayalleri vardır!
Sahi! Sevilmek; Leyla'sına mektubu ulaşsın diye, 25 kuruşluk posta pulu almak için hamallık yapan Ahmet Arif'in hakkı mıydı? Yoksa sevilmek; sevdiğinin hasretinden yanıp tutuşanların fakat hiçbir vakit sevdiğinin saçlarını okşayamayanların hakkı mıydı?
Güneşler doğacak yalnızlığımdan
sana bir ışık getireceğim
Büyük aydınlığımdan
Sana bir dolu umut getireceğim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta