Kızıla boyanırken,
gün batımın da semalar.
Göçmen kuşların,
Kanadın da yol alır ruhum.
Benden bilmem kaç ışık yılı uzak.
Yokluğunda kor alevlerde,
Ne istedin be felek iki körpe kuzumdan?
Kanadımı kırdın da muradına erdin mi?
Sildin nazlı yarimi alnımda ki yazımdan
Sarayımı yıktın da muradına erdin mi?
Kutu gibi yuvamda mutlu, mesut yaşardım
İkimiz de eşitiz Ulu Tanrı önünde.
Kurulsun artık nizam, bu davamız görülsün.
Her şey kayıt altında, hale hazır defterde.
Gelsin artık melekler, sualimiz sorulsun.
Taşırım demiştim ben, bu sevdayı mahşere.
Unuttum mu sanırsın gönderdiğin o resmi
Kısa günde kırk defa açtım yüzüne baktım
Kabullenmek zor oldu ani gelen bu resti.
Bir saate belki de on dal sigara yaktım.
Lal kesildi dillerim gece boyunca sustum
Ne sahilinde gözüm ne de çalık taşında
Gözlerimi boyayıp boş ümitle kandırma
Aldığın emanetim daha yirmi yaşında
Gönder artık kuzumu ey vefasız Bandırma
Perişan oldum inan o yanımdan gideli
Sanma ki çok mesudum sen gideli buradan
Kaburgamın altında inceden bir sızı var
Saymadım ki ayları kaç yıl geçti aradan
Sensiz geçen her güne yüreğimde isyan var
Gözlerim kan çanağı hasretin uyutmadı
Zamansiz Çekip Gitme
Mecnun oldum aşkından sana gönül vereli
Uyku ile kavgalı gözler seni göreli
Ay değil ki yıl oldun düşlerime gireli
*** İnsafa gel can özüm sevda mı ziyan etme
*** Azrail can almadan zamansız çekip gitme
Diş ağrısı gibi zonkladı hasret.
Çürüdü sol yanım duramıyorum.
Dolmadı mı daha verdigin mühlet.
Unuttum günleri sayamıyorum...
Gün demiştin bana ayların doldu.
Yâr Dedim_1
Karabasanlar çöktü uydulardan uyandım
Yorgan döşek ıslandı kan terlere boyandım
Yıllarca senin için ne çok şeye dayandım
*** Ellerimin elinde alacağı var dedim
*** Çık gel tut ellerimden kurtar beni yâr dedim
Seni senden çok sevdi belki haddini aştı
Aşka aşık gönlümü kırmaya mecbur muydun?
Say ki azgın Fırat'tı kükredi bentten taştı
Gerilip de önünde durmaya mecbur muydun?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!