sabahtı
aydınlığa kafa tutan mavi bir karanlığın kararlılığında
asi
gözlerine yenik kokulu hasretten bitap bedenle
mayhoş
üşümüş güneşin çaresiz çırpınışlarında geldin
sabahtı
kelimelerinde tanıdık sevgi yoktu
buz tutmuştu bakışlarınsızlığın pencesinde hayal
eser kalmamışçasına sevimsiz olanlarından
bembeyaz bir tatil arkasından küfredercesine
tebessümsüzdü sözcükler
hitapsızca
kendime düşürülmüşlüğümdü o
vakitsiz bekleyişlerimin öfkesinde
yitirilişti
yanlışsızlığa sürüklenmekte bir yüreğin sille yemesiydi
ansızın
anlamsız belkide
sabahtı
koşmuştum
geride milyon hasret bırakaraktan
bir buse belki
yada kadife dokunuşlarla uçuş hasretteliği
nefesini hissedişlerim kadar tatlı
yollanmıştım
en çiçek bakış hayalleriylee
sabahtı
kurşun geldi
vurdu
alışmışlıklarımdan ötee
sonra bir başka sabah
yenik
belki bir daha
belki onarca
sabahtı
şiirsiz doğsada
yol almıştı hayat
göğsümde saçlarının izinden yoksunluğun eziyet saatlerinde
merhabaya mest insan olmanın vurdumduymazlığıyla
şuursuzca
uzattım ellerimi
avuçlarımı terletmeye gebe ellerine
ardından bir tas su dökmeden
arkasını düşünmeden varlığının dayanılmaz sarhoşluğunun getirisiyle
tuttun
ve unuttun
gülücük doğumlarında cinayet teşebbüsleri bulmuşluklarımı
saldın gitti
yada
çok geldi duygu yüklü kervanlar
bir başka bahara meyil sebeplenmelerle
sabahtı
ve ertesinde
bir başka sabah
ya al sensizliğin kabus rezilliklerini
ya kır kalemi ustamm
bu kadarım ben
ötede başka bir ben yok
geride onlarca ben bırakmışlığıma bakma
bu kadarım
ilerde sevgi varsa alyanslarla
öldür de git
sabahtı
kılıçlar kınlarını terketmiş
musallaya çeyrek kala
sabahtı
FUFUKA
Ömer YazıcıKayıt Tarihi : 6.1.2013 22:03:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!