çamuru cıvık gönlümüz de kozalanır hüzün.
el yapımı şehirleri yağmura terkederek.
rüya kalabalığı delikten seyrettiği çocukların.
bir başınalık cezasıyla defteri karaladığında dolunay
ışığı parıldar zehrin / dişe dokunur patikalarda kayboluş.
burnundan soluyor çernobil.
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…




muzafferdir kanadı çalınan rüzgar der ve gider.
bir başınalık cezasıyla defteri karaladığında dolunay
gün çeker gider.
hayalin yıkıcılığına karşı rüyanın dirilticiliği..son kelime sanırım rüyadan değildi...sanki uyanan şairin yorumuydu, mağlubiyet...ben rüyayı hayra yoruyorum..buhran evrensel olamaz..insanidir çünkü..evren insanı bir yolunu bulup reset eder..mesela çıplak gerçeği esen rüzgarlarıyla..
Ne etsin rüzgâr?
Son zar atılmadı henüz!
gözlerini seviyorum...
Bu şiir ile ilgili 5 tane yorum bulunmakta