Yüküm öyle ağır ki kıpırdamak mümkün değil
Vakit tamam yolculuk hemen
Eşyalarım orda burda
Kapının zembereği hoyrat bir çocuk gibi
Bir aşağı bir yukarı oynaşmakta
Sırtım da bir el acele et der gibi
Pencereye kondu kara kuzgun
Ağzında yırtık bir kâğıt parçası
Atıyor ayaklarımın önüne
Korkuyorum eğilip almaya
Ferman ya doğru yazılmadıysa
Ağlamıyor kanıyor her yerim
Garip bir özlem içinde
Gökyüzüne bakmak istiyorum
Ay şahitlik etmek istiyor hüznüme
Hırçın bir soluk patlıyor yüzümde
Ayaklarım tutuşuyor her yerim alevler için de
Külüstür bir kayık yanaşıyor iskeleye
Dört tarafında tanıdık yüzler
Hızlıca çekiyorlar beni de içine
İskeleden kopup gidiyorum
Arkamda bir el bir mendil sallanmıyor
Dönüp bakınca kimse görünmüyor iskelede.
Tüyler dikiyorlar renk renk üstüme
Alnımdan boncuk boncuk terler dökülüyor
Bir hışımla fırlıyorum yataktan
Tüm karabasanlar kaçışıyor
Alladım ki tüm korkular
Bir rüyada can buluyor.
05.07.2025 Ohri
Nurhan Göktürk
Kayıt Tarihi : 1.11.2026 12:13:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!