Saçlarımı kestim rüyamda,
Omuzlarıma kadar sustum sonra...
Sarıya boyandı aynadaki bana benzeyen kadın;
O ben değildim,
Benden eksik de değildi.
Yıllardır görmediğim bir dost,
Adıyla değil, özlemiyle geldi.
Sarılışımızda zaman çözülüyor,
Eski günler,
tozlu raflardan tek tek iniyordu.
Sonra bir kapı açıldı
Ve kendimi kalabalıkların içinde buldum.
Paslı demir kokusu,
Yorgun cehreler,
Üst üste yığılmış hayatlar…
Bir suret yürüyordu yanımda;
Yüzünü seçemediğim.
Belki gölgem,
Belki geçmişim,
Belki de hayata tutunmaya çalışan yanımdı.
Yollar uzadıkça içimdeki sessizlik büyüdü.
Her kapıyı çıkış sandım,
Her dönüşte biraz daha kendime rastladım.
Anladım ki bazı rüyalar yol göstermez,
İnsanın kaybolduğu yeri gösterir.
Ve ben;
O kalabalığın ortasında
Bütün yüklerimi sırtımdan indirmeden
Hiçbir kapının açılmayacağını öğrendim.
Şimdi uyanığım;
Ama içimde hâlâ
Çıkış kapısı arayan bir kadın var.
Belki de o kapı,
Yeniden yazmaya cesaret ettiğim
İlk cümlenin ardındadır Zila!
11 ağustos 2026
Hatice Türkmen YurtsevenKayıt Tarihi : 11.08.2026 16:39:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!