Varlığın çağındayız, yokluğa tapınıyoruz.
Hepimizin hayatı kıytırık birer replika;
aynı şarkıları ısrarla dinliyor,
aynı öykünün yedinci yorumunu okuyoruz.
Sabahları uyuyor, öğlenleri kahvaltı yapıyoruz;
geceler boyu kaçıyoruz realitemizden.
İdeolojik dertler çekiyoruz kimi zaman,
plastik kasıntılarla dolu mimiklerimiz.
Şehvetimizi aşka kurban ediyoruz belki de;
bir kerelik hayatta bir kere sevmiyoruz artık.
Eskiden böyle değildi, ben de buna kızıyorum.
Bin dokuz yüz seksenlerden bir kız
geceleri rüyama girip duruyor.
Diksiyonunda ütopik bir huzur var;
bir kusuru var yalnız: r’leri fazla bastırıyor.
“Makinelerrr” diyor, “yeRimizi alacaklarrr.
DuygulaRımızı çalacaklarr kalbimizden.
Çok değil, otuz kırk yıl sonRa
insanlarr gözleRini bozacak,
rruhlaRını emiceklerrr biRbiRleRinin.”
Sonra bir şiir rica ediyor şairden.
Konuşmak istiyorum, yapamıyorum;
dilim boğazıma dolanıyor, yutkunamıyorum.
Gözümü açıyorum, karşımda bir hortlak:
beyaz bir önlük giymiş, elinde makas.
Dilimin ucunu kesiyor iğrenç bir keyifle.
Önce bir hırıltı çıkıyor boğazımdan,
sonra iki damla kanlı bir tükürük.
Başlıyorum rrrr’lamaya: rrrrrrr…
Furkan Enes Abça
Kayıt Tarihi : 12.1.2026 02:10:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
12.01.2026 ~hâcivciv




dilinize sağlık
beğeni ile okudum
TÜM YORUMLAR (1)