Rifâî dervişleriyiz, aşk ile püryânız bugün,
Zikrimiz Arş’a çıkar, nâr ile nûrânız bugün.
Ahmed-i Muhtâr soyundan kutbu bulduk biz hemân,
Pîr-i Rifâî yolunda, bend-i fermânız bugün.
Tevhîd içre yanarız, ne ateş kâr eder ne tîğ,
Burhân-ı aşkla kuşanmış, merd-i meydânız bugün.
Nefsi kurbân eyledik Hakk’ın rızâsı bâbına,
Cümle candan geçerek, dostla pinhânız bugün.
Fukarâ hırkasını giydik, olduk melâmet ehli,
Gönül mülkünde azîz, şâh-ı devrânız bugün.
Gökhan Öztürk
Gökhan Öztürk 3Kayıt Tarihi : 7.2.2026 22:08:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
1. Beyit: Biz Rifâî dervişleriyiz, aşk ateşiyle kavrulmuşuz. Zikrimiz göklere yükselir; biz hem ateşle yanarız hem de o ateşin nuruyla aydınlanırız. 2. Beyit: Peygamber Efendimiz’in soyundan gelen o yüce kutbu (Seyyid Ahmed er-Rifâî) bulduk. O’nun yolunda, O’nun emrine boyun eğmiş sadık hizmetçileriz. 3. Beyit: Kelime-i Tevhid ile öyle yanarız ki ne ateş ne de kılıç bize kâr eder (Rifâî bürhanına atıf). Aşkın kanıtıyla kuşanmış, maneviyat meydanının erleriyiz. 4. Beyit: Allah’ın rızası kapısında nefsimizi kurban ettik. Bütün dünyevi varlığımızdan geçtik, bugün dost (Allah) ile gizli bir vuslat içindeyiz. 5. Beyit: Fakirlik (dervişlik) hırkasını giydik, dünyevi şan u şöhreti terk ettik. Görünüşte garibiz ama gönül dünyasında zamanın sultanlarıyız.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!