Rahmet ve Bereket Geceleri
Recep ayı sessizce iner şehrin üstüne,
soğuk kaldırımlara bile merhamet serpilir.
Regaip gecesi…
Göğe açılan ilk kapı,
kalbin “beni de al” dediği saatler.
Fırından yeni çıkmış kandil simidi
susam kokusuyla dolaşır sokakları,
kapı kapı paylaşılır iyilik,
bir parça ekmekle çoğalır dua.
Seccadeler serilir gecenin kalbine,
alınlar yere değil, rahmete değir.
Namazda titreyen eller,
yılların yorgunluğunu bırakır secdede.
Bir “âmin” yeter bazen,
insanın yeniden insan olması için.
Derler ki bu gece,
Hz. Muhammed (s.a.v)
anne rahmine bir nur gibi düşmüştür,
karanlığa sabır,
dünyaya merhamet olsun diye.
Derler ki bir başka mübarek gecede
Kur’ân-ı Kerîm
sessizce inmiştir gökten,
harf harf, ayet ayet,
kalpleri diriltmek için.
Ve Şaban’ın on beşinci gecesi…
affın kapıları ardına kadar açılır,
borçlar değil sadece,
kalpler de silinir.
Kırgınlıklar bırakılır eşiğe,
rahmet içeri buyur edilir.
Bu gecelerde zaman yavaşlar,
gökyüzü daha yakındır insana.
Bir yetimin başı okşanır,
bir ihtiyaç sahibine uzanır el,
yardım, duadan önce gider adrese.
Ey rahmet geceleri,
ey bereketli kandiller,
bizi bizden alan ne varsa
ışığınızla eritin.
Azı çok, karanlığı nur,
günahı bağış eyleyin.
Ve sabah olunca,
daha iyi bir insan çıksın bu geceden,
daha merhametli,
daha paylaşan,
daha insan…
25.12.2025
Demircioğlu
Kayıt Tarihi : 25.12.2025 20:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Regaip kandili gecesinde yazdım




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!