2015 giderken acı hikayeler bıraktı ülkemin insanlarına ve 2016 gelmeden kar geldi. çilelere belendi, zengin fakir herkes. Kimi fakir kömür derdinde kimi evsiz yaşam mücadelesinde kimi yolcu trafikte arabası olan olmayan herkesi trafik çilesinden payını aldı. 2015 yılı top, tüfek işgal kan kin diktatörlerin çarpışması ile mülteci yılı oldu. Çocuklar öksüz kaldı, kadınlar dul. Açlık sefalet diz boyu. Silah tüccarları bu yılda çok zengin oldu. Sadist yöneticiler tatmin oldu. Umutlar, top tüfekle vuruldu. Yarınlar çalındı geçmiş tahrip edildi, iktidarı ele geçiren her grup ülkelerinde kral kesildi. Abiler kızdı, kardeşler kuyruğa bastı. Terör terör doldu taştı. Asya yanıyor, Avrupa kanıyor ama dünya dönüyor. hava kirliliği, bozuk gıda, yanlış teşhis, çok ilaç radyasyon gariban milletleri telef etmeye yetti. Bakalım 2016 bunlara ne çareler getirir. Umut cebimizde. Sabır yüreğimizde
31 ARALIK 2015 İST
Nasıl unuturum seni
Her Kasımda uğrardın
Kasımpatılar açmış olurdu
Önce cama gelir
Güneş gibi doğardın
Sonra kapıya yönelir
Allah, Adem (a.s) yarattı kendi eliyle ve ona nefis verdi. Sonra, Havva yaratıldı ve cennetten yeryüzüne geldiler ayrı ayrı, bir birlerine hasret onca yıl. Yeryüzü onlara kucak açtı ama hasretleri süresince meyve vermedi sevgileri. Biri diğerine gerekti ta ki, affedilip bir araya gelinceye dek. Kadın sevgiydi,sabırdı,cefakardı,şefkatti,emekti, kadın ana, üretken, toprak gibi. Ve insan oğlu hızla çoğaldı. Kadın hep erkeğinin yanında ona destek, ona ve çocuklarına sevgisini vererek beşeri ayakta tuttu, ama kadın hiçbir zaman hak ettiği değeri bulamadı. Dün, bugün, yarın hep aynı şeyleri duyuyoruz, itilen, kakılan, öldürülen kadın, suçlanan kadın. Oysa kadın düşerse, beşer şaşar. Kadına sahip çıkmak, ona hakkı olanı vermek, maddi, manevi ihtiyaçlarını ona sunmak gerek.
8 MART Kadınlar günü, tüm kadınlarımıza hayırlı olsun. Ama kadınlarımızın, adı olsun. Erkeğin elinin kiri,kurşunlarının izi değil. ANKARA da bir anne ve çocukları başlarına kurşun sıkılarak öldürülmüş ve oto yol kenarına bırakılmış, İSTANBUL da bir genç kız paramparça edilerek çöpe atılmış, kimbilir kaç şehirde, kaç ülkede kadın akıl almaz acılara sürüklenmekte,
yada ölüme terkedilmekte. Onlarda kadındı ama adları yoktu işte.
Artık kadının bir adı olsun.
6.3.2009 İST
Kar yağdı durmadan.
Sonra durdu bir an.
Gel dedi, bana babam,
Yapalım kardan adam.
Gövdesi oldu kocaman.
Şapkası hasırdan.
Çökmüş beden zamana yenik
topsesleri vurgunu kulak delik
Ruhu içe çoktan dönük
Zihin yorgun, boyun bükük
Bakışları fersiz sönük
Bir zaman çakı gibi askerdi
Aşkı fısıldar sana, Marmara.
Sokulurda, usul, usul
Mavi dalgalarıyla.
Tüm gizemi ile, İstinye.
Yeşil gözleri ile seyrindedir,
Çamlıca, Tarabya.
Buğday başağı gibisin
Mavi göz ak ten, perisin
Sevgi dolu can, meleksin
Can arkadaşım, dost sensin
Verandada oturuyorum,
Her yerde, sarı tozlar.
Havada, mistik bir koku.
Girne’de bahar.
Top, top sarı çiçekler.
Salkım söğüt edasında,
Kozanı mı deldin uç uç kelebeğim
Bahara mı erdin nazlı çiçeğim
Hayallerimi süsleyeceksin bebeğim
Dört mevsimin tadında geçsin
Umutlarımın sembolü olan güzelim
Uzun uzun baktı şişe dipli gözlüklerinin ardında dar sessiz sokağa. Çizgili pijamalarının içinde iskelet gibiydi. Sırtı hafiften kamburdu. Başındaki beyaz takkesi griye çalmıştı. Cılız ayakları terlikte adeta kayboluyordu. Başını mutfaktan yana çevirdi, yavaşça.
Memnune çorbamı ıstın mı?
Getiriyorum diye ses geldi
Sonra yavaşca kapı açıldı
Önündeki sehpaya baktı
Buğusu çıkıyordu çorbanın




-
Eşref Trak
-
Mehmet Küçükkarahan
-
Nevzat Bilgiç
Tüm Yorumlariyi geceler. yorumunuz için teşekkür ederi. sizlerle şiir paylaşmak güzel bir duygu.
saygılarımla
eşref trak
kaleminize ve yüreğinize sağlık....
Değerli Şaire iyi geceler! ...
Artık Sakarya 'da değil, Edirne ' deyim.
Evinize esenlikler dilerim.
Saygılarla.