pazartesi günleri,
sabahın en ince yerinden sızar hayata,
henüz uyanmamış sokakların
kirpiklerinde titreyen bir serinlikle.
çaydanlıktan yükselen buhar,
gecenin yorgunluğunu siler aynalardan,
ve bir saat çalar,
zamanın kapısını usulca aralar.
pazartesi günleri,
yarım kalmış düşlerin hesabı sorulur kendimize,
nerede bıraktım cesaretimi? diye,
hangi köşede unuttum umudu?
bir defter açılır içimizde,
sayfaları biraz buruşuk, biraz lekeli,
ama hala yazmaya hazır.
otobüs duraklarında bekleyen insanlar
aynı kelimeyi fısıldar sessizce, başlamak.
kimi işine, kimi kederine, kimi hayaline.
aynı yolda yürürüz,
farklı yönlere bakarak.
bir kadının omzunda dünya kadar sorumluluk,
bir çocuğun cebinde kırık bir oyuncak,
bir adamın kalbinde söylenmemiş cümleler.
pazartesi günleri,
şehir daha ağır nefes alır,
binalar omuzlarını biraz daha diker,
asfalt, ayak sesleriyle uyanır.
korna sesleri karışır sabah dualarına,
ve güneş,
bulutların arasından
utangaç bir gülümseme gönderir.
kahvaltı masalarında
aceleyle yenmiş ekmekler,
yarım bırakılmış zeytinler,
soğumaya yüz tutmuş çaylar vardır.
her lokmada bir telaş,
her yudumda gecikme korkusu.
ama yine de,
küçük bir umut kırıntısı saklıdır
ekmeğin en yumuşak yerinde.
pazartesi günleri,
zamanın ipi biraz daha gergindir,
ve kalbimiz o ipe
daha sıkı tutunur.
geç kalmamak için değil yalnızca,
vazgeçmemek için de.
bazen bir pencerenin kenarında dururuz,
dışarıyı seyrederken içimize bakarız.
bir yağmur damlası camdan süzülür,
ve biz,
bir anlığına
her şeyi yeniden yapabileceğimizi düşünürüz.
başka bir kelimeyle,
başka bir adımla,
başka bir cesaretle.
pazartesi günleri,
haftanın omurgasıdır belki,
ama aynı zamanda
yeniden doğrulmanın adıdır.
düştüğümüz yerden kalkmak,
yara aldığımız yerden güçlenmek,
ve her şeye rağmen
devam demektir.
bir çiçek,
betonun arasından başını çıkarır,
kimseye sormadan,
izin almadan.
işte pazartesi de böyledir.
bize rağmen değil,
bizimle birlikte filizlenir.
akşam olunca,
yorgunluk çöker omuzlarımıza,
ama içimizde
küçük bir zafer hissi vardır.
bir günü daha
pes etmeden bitirmiş olmanın huzuru.
gökyüzü mora çalar,
ve şehir,
derin bir nefes alır.
pazartesi günleri,
ne yalnızca başlangıçtır,
ne de yalnızca zorluk.
o,
insanın kendine verdiği
ikinci bir şanstır.
her hafta,
yeniden ve yeniden.
ve biz,
her pazartesi sabahı,
biraz korkarak,
biraz umut ederek,
hayata yeniden merhaba deriz.
Mustafa Alp
09/02/2026 04.00
Kayıt Tarihi : 10.2.2026 20:34:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!