Önce nefret düştü toprağa, simsiyah bir sağanak gibi,
Yıkıp geçti köprüleri, kuruttu içimdeki o çocuksu nehri.
Adını andıkça ağzımda biriken o metalik tat,
Seni bir kaşık suda boğma isteğiyle, kendimi yakma sanatı...
Dilimde paslı bir çivi tadı: Nefret.
Seni sevmenin kefaretini, her gece kendi etimi kopararak ödüyorum.
Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı,
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.
Devamını Oku
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta