Yatağın kenarına oturdum, pencereye karşı.
Dışarısı gri, ama içinde kıpırtılar var.
Yağmurun sesi, şehirden uzak,
sanki zaman burada daha yavaş akıyor.
Defter elimde, kalem ucu biraz kırık.
Kelime bulmak değil mesele,
bulduğunu tutabilmek.
Bazen düşünüyorum,
yazmak ne demek?
Beni ben yapan parçalarımı
kağıda dökmek mi?
Yoksa onları tamamen unutup
yeniden doğmak mı?
Odam küçücük,
duvarlar birkaç fısıltı taşıyor.
Kendi iç sesim en yüksek çığlık burada.
Ama dışarısı sessiz.
Belki de sessizlik
kendi içimizdeki gürültüyü duymamamızı sağlar.
Bir insan ne kadar yalnız olabilir?
Yalnızlık, bazen bir insana en yakın arkadaş olur.
Ama bazen de en büyük düşman.
Bir ara senin sesini duydum.
Ama sonra sustu.
İçimdeki boşluğa düştü.
Ve şimdi sadece kelimeler var.
Onlar da kaybolacak.
Yazmak istiyorum.
Ama kelimeler,
yüzünü bile hatırlamadığım biri gibi,
kaçıyor.
Bir otel odasında,
yağmurla birlikte bekliyorum.
Belki yeni bir cümle gelir,
belki ben giderim.
Kayıt Tarihi : 11.7.2025 10:11:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu yazılar bir otel odasında başladı. Pencereye karşı oturuyordum. Yağmur yağıyordu ama yağmurun sesini duymak bile istemiyordum. Elimde bir defter vardı. Ne yazacağımı bilmiyordum. Ama yazmazsam, içimde bir şeyin susmayacağını fark ettim. Konuşamadığım her şeyi buraya bıraktım. Belki eksik, belki dağınık ama hepsi bana ait. Bu defter, kimseye anlatamadıklarımdan oluştu. Hepsi bu.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!