Köklerini yaymış toprak altına
Gövdesini oynatamaz fırtına
Yaratıklar sığınıyor altına
Onun gibi kuvvetli duramadım
Tüm yapraklar zikirde tüm çiçekler
Huzura sükûna ihtiyacım var
Gerginlik istemem biraz sıcaklık
Sevdana tutkuna ihtiyacım var
Girginlik istemem biraz sıcaklık
Aşkı yazacağım sevgi az gelir
Hani
Palmiyeler büyürdü aramızda
Yüzünü gizledikleri için
Yapraklarına düşman olduğum.
Hani
Ben
Uzun süre göremedim seni
Biliyorsun
Ansızın geldi ayrılık
Yüzünü nakşedemedim beynime
Doya doya seyredemedim
Onur BİLGE
Define, Virane’nin asırlık duvarlarına sırtını dayamış, rölyef gibi duruyordu. Sol elindeki piposunu arada sırada dudaklarına götüren hareket göze takılmasa ve savurmakta olduğu kesif duman da olmasa, tam cepheden vermiş olduğu pozla; sükûtu, o put gibi duruşu ve bakarkör heykel gözleriyle, taşlaştırılan II. Ramses’ten farksızdı. Bir, başında örtüsü eksikti.
Bu frontal duruşun haykırdığı ifade belki de insan hayatının ölümsüzlüğe ayarlı olduğunun hissedilme ve hissettirilme haliydi. Firavun da bunu biliyor, hissediyordu. Ancak hazırlığını maddesel yapmakla hata etti. Teslim olmadı. Tüm aczine rağmen kendisini bir şey zannederek kolları sıvayıp asla sahip olamayacağı sıfatları taşımakta olduğunu iddia etmeye cüret etti.
Aşkın, yaşamımda hep kızılısı…
Kalbimin kronik şiir sızısı!
Bitmeyen yangınsın sen, yüreğimde
Sevgi tezgâhımın ipek halısı!
“En kolay ibaret, susmaktır.” denir
Çünkü pek çok cürüm, dille işlenir.
Tut, tutabilirsen, kaygan bir yılan!
Konuşmak kolaydır, susmak zor gelir.
Kalbimin ışığı, özümde özsün
Anlaşılamayan, karmaşık sözsün.
Gizem dünyasında kördüğüm gözsün
Garip sevdamsın sen, tuhaf aşkımsın.
Örtüşen duygular içinde sustuk
Ne şiirler yazdık, gözlerimizle!
Her fırsatta bakış bakış konuştuk
Kaç defter doldurduk, sözlerimizle!
Onur BİLGE
Define, meşhur sandalyesinin yerine, Duygu’nun komşusunun evine fazla gelen koltuğu koymuş, artık ona kurulmaktaydı. Oldukça eski, içi saman dolu, bordo yüzü solmuş, iyice aşınmış fakat rahat bir koltuktu. Ahşap arkalığında, kol uçlarında ve ayaklarında el emeği oymalar vardı. İskemlesi kadar kolay olmasa da bir süredir oradan oraya onu sürüklemekteydi. Ne ehlikeyif insandı!
Ona geçer geçmez, elcik kedi ayaklarına sürünmeye başlar, karşısına geçer, gözlerini gözlerine diker, kucağına atlamak için sağ elini sağ bacağına vurarak:




-
Turgut Güler Uzdu
-
Gül Üm
-
Mehmet Asa
Tüm YorumlarBir hayatı bir kaç mısraya sığdırmış Onur Bilge Hanım. Tebrikler.
Onur beyi henüz yeni tanıdım şahsen tanımıyorum antolojiden tanıdım iyikide tanıdım.
Kendimce bir karar aldım her gün bir şirini okuyacağım tabi bu arada ben şiirlerini okuyana kadar şiirleri burda olursa. ALLAHA EMANET OLSUN....
O Bir Seven O Bir Gönül Dostu
Bütün Dostlar Güzel Hatıralar Hatırlatsın
Beni Size Sizi Bana Ölürsek Bir Fatiha
Ölmez İsek Hepimiz Hepimize Ebedi Hatıra