Boğazıma düğümlenmiş hayal kırıklıklarını tek tek tükürüyorum bugün
Mavi sıyrılmış denizden sarıyor beni
Güneşten de sarı bir gün, acabalara olta atıyorum
Belki seni çekerim diye
Kancasında umuttan solucanlar
İyotlu bir gün, elimde olta,
Yürüyorum gecenin içinden
Aydede lambasını yakmış, komşuları eyvanlarında,
uzaklarda koca bir şehir
o da selam veriyor gecenin içinden
saçlarını çekiyor araba ışıkları birbirinin
yorgunluk, evine geri dönerken
Aksak aksak yürüyeceksin sahilde
Gizli bakışların ağırlığı üzerinde
Kalemle çizilmiş güzeller geçecek yanından
İşveli gülümsemeler atacaklar leventlere
Sen dışarıda kalacaksın
Gözün ufukta, zihninde bir süslü gizler bahçesi
Yine zindan oldu gecem,
Gecemde vardı yüz bin âlem.
Aklım semada muallâk,
Kırdı fikir tabiatımı kâinatı yazan kalem.
Varlığın ve yokluğun kenarında,
Düştüğün yer sıcak,
Söyle kuzum nerede yaralandın.
Derdin ya: gerekirse yaşamın kabuğunu soyar yeriz,
Mecburiyetten.
Bayrağında dört renk,
Evvel idi yandı bağrım içinde fanusunun
Fitili candan idi tükenmez mahrukunun
Ölüm idi canı candan ayıran
Yaşar mı sanırdın sen meftununun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!