Yetimhane yokuşundan çıkarken duvara sarılmış sarmaşıklarla selamlaşırım...
Ben onlara kimsesizliğin çocuklarına iletsinler de moral olsun diye çoklukların
öykülerini anlatırken onlar da bana buz tutmuş yatakhanelerden sızıp-gelen yoklukların öksüz acılarını fısıldar…
,
Sonra ömür penceremden gözüken masmavi pist ortasında nazlı bir esintiyle
dans eder gibi süzülen bir parça pamuk yumağı buluta takılır gözüm…
Ve o bulutun hızla etrafını sararken beyaz giysilerini çıkarıp birer kara korsana dönüşen başka bulutlara…
Ve sonra onların göz-gözü görmez bir sis dalgasına kapılarak, sulu-sepken ve
soğuk bir fırtınayla sürüklenip, sahnenin uzak ve sivri kayalı çorak dağlarının arkasında ışıklarını söndürmesine…
,
Sonrası yok… Gittiği yerde kalır yüreğim, öylece dalar gider gözlerim…
.
.
Cevat Çeştepe
2026
Kayıt Tarihi : 6.10.2026 15:07:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!