Hayranlık uyandıran bir binanın üstündeydi adam.
Buna rağmen kalbi kırık,bedeni yorgun,ruhu ise çocukluğunun cinayeti üzerineydi.
Tüm benliği özgürlüğü arzuluyordu.
Belini sıkan kemerinden ve nefesini daraltan kravatından kurtuldu önce,
Daha sonra diğer can sıkıcı kıyafetlerinden.
Etrafına baktı... Başını aşağı eğdi.
Gözü Tanrı’nın gözyaşlarıyla ıslattığı,toprağın üzerindeki ’ateş damlasına’ takıldı.
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta