Ölüm bu, yakalar insanı aniden
Dün vardın, bugün ise hikaye
Nerede o tatlı hülyalar
O canlı gülüşler
Sımsıcak gülüşler,
Heyecenlı öpüşler.
Ya dünyayı unuttuğun o anlar.
Yetmiş yıllık koca hayat,
Ana, baba, çocuk. yar,
Seni bağrında besleyen büyüten diyar,
Onlar bir zamanlar vardı
Sende dipdiri,
Ancak...
Şimdi mazisiniz.
Tarih şeridinde bir nokta.
Koymuşlar musallaya, imam sorar:
'Meftayı nasıl bilirsiniz'
Dostlar yürekten, tanımayanlar zoraki:
'İyi biliriz'
Bir anda eller üzerindesin.
Boğazdaki kayıklar gibi
Sallana sallana yolcu abbassın.
Doğup büyüdüğün topraklar
Ebediyyen sana bağrını açmıştır.
Ve.. Vuslat.
Yavaş yavaş ebedi mekandasın
Dizilirken üzerine tahtalar,
Artık kaybolmaktasın.
Kur'an okunurken bir yandan,
Sana kinleri varmışcasına
Kürekler çalışmaktadır, diğer yandan.
Üzerinde toprak, çiçek ve yaş,
Her iki başucunda yuvarlak birer taş.
Hoca telkine başlar:
'Ya Abdellah.......'
'-Söyle dostum münker nekirden ne haber? '
Ama boşver sen sorulara cevap ver.
Bitmiştir artık, herşey bitmiş
Artık helvalar senin hatıranmış
Kırkını da yaptılar mı
İşin Allah'a kalmış.
Kayıt Tarihi : 3.9.2007 22:48:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




'Şair Ahmet Ayaz' grubu
TÜM YORUMLAR (1)