Ölümün de bize öğrettiği şeyler var.
Ölüm,aslında birisini tamamen hayatının en gizli en kuytu köşelerine alıvermeyi sağlıyor,değil mi? ,diye sordum.
Ölüm,bize geçmişi tamir edememeyi ama bunun da yaşanılması gereken bir şey olduğunu öğretiyor.Hayatlarımızın kırılma noktalarını keşfetmeyi öğretiyor.Her ölümde olmasa da,ölümlerin birinde,mutlaka bir aydınlanma çağı yaşıyorsunuz
Ölümü ölenin değil,yaşayanın tadabildiğini mesela…
Her canlı ölümü bir kez tadıyor sahiden de.Ölen,değil…Canlı olan tadıyor,çünkü ölen öldüğünü idrak edip de,ölümü tatmış olduğunda,canlı değil artık çünkü.
Yaşarken,sağken,nefes alıp verebiliyorken,toprağın soğuk nemiyle randevuya daha çok zaman varken,insanlar, sadece bulundukları yeri dolduruyorlar.Oysa ölüm,o şeyi öyle büyütüyor,öyle ölçülemez hale getiriyor ki,artık bulunduğu yerden çıkıp,tüm evreni,tüm odaları,tüm çevrenizi dolduruyor.
Ölüm insanı büyütüyor..
Kalanı da,öleni de…
Büyümenin binbir çeşit yollarından birini de bu şekilde öğretiyor.
Ölüm,gidenin, aslında bir daha asla ölmeyeceğini de öğretiyor.
Ölümün de insanlara bir şeyler öğretebileceğini öğretiyor.
Aslında hiç ölmemek için,bir kez ölmek gerektiğini…
Her ölüm,biraz daha var olmakmış…
En önemlisi de bunu öğretiyor.
Kayıt Tarihi : 24.11.2012 14:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!