Okullarda İlahi Okutma Şiiri - Aykar Veli

Aykar Veli
63

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Okullarda İlahi Okutma

Okullarda İlahi Okutmak

Bu günlerde basın-yayın organlarında okullarda “ilahi okunması" ile ilgili tartışmalar yoğunlaştı. Bazıları okullarda ilahi okutmanın laiklik ilkesine ters düştüğünü, bunları uygulatanların arka plandaki niyetlerinin üzüm yemek değil bağcı dövmek olduğunu savunurken, bazıları ise okullarda ilahi okumayı manevi değerlere saygı olmak olarak değerlendiriyor. Her konuda olduğu gibi karpuz gibi bölünmüşe benziyor toplumumuz...
Bu konu ile ilgili 1993 yılından bir anımı paylaşarak, nereden nereye geldiğimizi okuyucuya bırakıyorum.
...
Kentimizin varoş semtlerinin birinde, altı yüzü aşan öğrenci ve yirmi beş kadar öğretmenin bulunduğu bir okulda çalışmaktaydım.

Cumhuriyet Bayramı’ndan bir gün öncesiydi. Okul ve sınıflar süslenmekte, tüm öğrencilerle yapılacak bayram yürüyüşüne hazırlanıyordu. Okula gelince okul hoparlöründen bangır bangır ilahilerin yükseldiğini, mahallenin bu sesle çınlamakta olduğunu hayretle gördüm...

Ben ulusal ve dini değerlere titizlikle saygı gösteren, sapla samanı karıştırmayacak deneyim ve kültüre sahip bir öğretmendim. Benim eğitim bilgime, anlayışıma göre böyle günlerde ulusal marşlar, kahramanlık , yurt ve bayrak şiirleri okunurdu.

Birden “nevrim döndü” ve “Bu yayını kim yaptırıyor? diye okul hizmetlilerine sordum. Onlar müdürün emriyle yayınlandıklarını ve yayının hizmetli odasından yapıldığı söyleyince hışımla hizmetli odasına daldım. Kasetçalardan o hızla kaseti çıkarıp cebime koydum ve bahçeye indim...

Okul müdürü ve iki yardımcısı yayının “şark” diye kesilmesine şaşırmış olarak odalarından fırladılar. Öfkeyle hizmetlilere bir şeyler söylediler. Onlar da bahçede hızlı hızlı dolaşmakta olan beni gösterince, bana doğru yöneldiler. Yüzlerinden düşen bin parçaydı ve müdür bana sertçe sordu:
—Veli Hocam kaseti sen mi aldın? Yayını sen mi kestin? diye sordu.
—Evet kaseti ben aldım ve yayını da ben kestim!

Benim sert yanıtıma şaşıran müdür biraz esnedi.
—Hocam, heyecanlanmaya gerek yok, içeri girelim de bu konuyu orada tartışalım. Ne dersin?

Her türlü hinliği planlayıp, bir Ali Cengiz oyunu yapabileceklerinden kuşkulandım:
—Hayır burada konuşalım! diye kestirip attım!
Birbirlerine şaşkın şaşkın baktılar.
—Veli hocam oldu mu şimdi? Ne zararı var bu ilahilerin...
—Bakın ilahiler zararlı demedim, konuyu saptırmayın. Ancak burası tekke, tarikat, dergâh, medrese değil ki! Bir okul burası! Tam ulusal bir bayram arifesinde çığlık çığlığa okulda ilahi bağırtmak bana göre saçmalık, dedim.

Kan beynime sıçramıştı; sesim gür ve titrekti. Siz hiç Ramazan arifesinde, Kurban Bayramı arifesinde Mehter Marşı, Onuncu Yıl, Plevne, Dumlupınar Marşı gibi ulusal marşların camide çalındığını gördünüz mü? Duydunuz mu beyler?

Müdür benden beklenmedik bir diklenme görünce ses tonunu yumuşattı.
—Veli hocam, kaseti verir misin lütfen? dedi müdür.
—Bu kaseti size vermem, veremem! Yarın Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gideceğim, olanı biteni anlatacağım, deyince müdürün açık tenli yanakları kızardı, alnı burcu burcu terlemeye başladı.
—Yapma Veli Hocam, uzatmayalım. Bir daha bu yayını koymayız.

Bu arada bana doğru çaktırmadan yaklaştıklarını sezinleyip ne olur ne olmaz diye aradaki mesafeyi koruyor; cebimde yumruklarımı sıkıyordum.

—Bana yaklaşmayın ve kaseti almaya çalışmayın, gözüm kararmıştır, her türlü deliliği yaparım, deyince duraksadılar, ses tonlarını iyice düşürdüler.
—Veli Hocam bu olay duyulur, hele basına yansırsa okulumuz hepimiz için iyi sonuçlar vermez... Lütfen ver şu kaseti. Meseleyi büyütmeyelim, unutalım! Rica ediyoruz.
—Vermem. Çünkü sizin ne niyetle ilahi okuttuğunuzu biliyorum.

Bu arada öğretmenlerin hemen hepsi çevremizi sarmıştı. Bahçede oyun oynayan çocuklar bile bize kulak kabartmaya başlamıştı.

—Bu kaseti bir daha çalmayacağınıza burada tüm öğretmenler huzurunda sözü verirseniz kaseti geri veririm. Bu olayı da deşelemem, dedim.
—Tamam söz! Söz veriyoruz, diye kekeledi müdür olan.
Kaseti cebimden çıkarıp verdim. Bizlerden daha yaşlı olan, her zaman vakarını, ciddiyetini koruyan bir bayan öğretmenin “Ne güzel oldu! Adam ufak tefek ama, çetin ceviz çıktı. Pusulayı şaşırdı bizim mollalar!" diye arkadaşlarına beni gösteriyordu.

“Ah, sevgili öğretmenim! Zamanla çetin cevizler azaldıkça ve sustukça bak neler neler oluyor!..”
Veli Aykar
27.02.2026

Aykar Veli
Kayıt Tarihi : 1.3.2026 00:58:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Okulda ilahi okutulması ile ilgili bir anı-1993

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!