Darmadağın eder…
Karanlığın güneşinde, görünmez yedi renk,
Mat aydınlıkta yaşanan, silik bir hayal kaplar,
Hücre titrer, beden uyuşur,
Anlamsız bir rüzgâr, dağıtır varlığımı…
Değerin burada gizli…
Gerçek; hançer acısında öyle yakar ki, yüreği…
Anlayamazsın, sızlayan canın bedenden çıkarken ızdırabını,
Güvenmeyeceksin öle herkese, canım derken canın olmalı…
Bunu hissetmelisin; yüreğinin ta içinde, akmalı ruhuna,
Deniz yansa fark etmez…
Kara bulutlar sarıyor gökyüzünü
Ayı esir alıyor kör zaman, ansızın
Umutlar kayboluyor gölgelerinde
Hayat bir esaretin pençesinde…
Dinlemiyor…
Hep bir durgunluk var hayat kayıyor gözlerimde
Bakıyorum önüme saklanan duygular körebe oynuyor
Oysa yüreğimdeki hırçın çocuk kanatlanmak istiyor
Gökyüzünün en mavisine dokunana kadar uçmak…
Dinmiyor yüreğimdeki siyahın batan iğnesi…
Sana da yar olmaz bu hayat alır götürür uzaklara
Dönüpte bakamazsın gözlerin göremez karanlığı
Ruhuna kanat olur umutlar çiçek olur açarsın belki de
İçimdeki hayat var ya taşar bir ömür olur sende…
Biz de ruhumuzda yanalım…
Hava bu gün soğuk, tenim titreme nöbetlerinde,
Gözlerimde buz sarkıkları, kirpiklerimi çekiyor yere,
Sana bakarken acıyor bakışlarım, aslında yüreğim kış olmuş,
Hep yağıyorsun gökyüzünden tenime, kar taneleri gibi…
Biz dinleriz…
Hey! Çocuk…
Dinle beni son bir defa,
Güneşin sarısına bulanmış,
Bir gün gibiyim…
Çapa attın yüreğime, aşkla doldun…
Estin bağrıma, dalıma kondun,
Ruhumun yeşiline dokundun,
Sarıldı rüzgârların, özlem doluydun,
Bir ormandı duygularım, alabildiğine…
Çaldın ve gittin…
Gözlerime bak beni anlaman için, yeterli olacak
Saklanma hayatın karanlığına, artık çıkmalısın
Bir sevgi paylaştık seninle, ölümüne yemin ettik
Bu kadar ucuz olmamalı sevgi, yazboz değiliz ki…
Çal yokluğunu benden artık…
Duy diyorum, sessiz çığlıklarımı,
Anla duygularımı, sana karşı zaafım aşk.
Sevgim, yalnızlığımın kapısında bekler.
Dışardan gel, çal yokluğunu benden artık.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!