Olmasan da görüyor yüreğim…
Görmüyorum seni gözlerimde,
Tutamıyorum kollarımın pençesinde,
Boşluklar avutuyor, yalnız ruhumu,
Kandıran bir hayat, seyrediyorum.
O Kayıp Şehre…
Gökyüzüne toz zerresi, gibi dağıldım.
Beklenmedik bir yangın sonrası, küllendi yüreğim.
Geçmeyen, huzursuzluk dört yolunda,
Her saptığım yön, çıkmaz sokaktı…
Olmasın bugün…
Hüzün açtım dallarımda kurak vurdu bugün
Gök kurudu yer kurudu ben kurudum bugün
Çılgın rüzgârlar esti âşık yüreğimden bugün
Koparttı mabedimden varlığımı alıp götürdü…
O gece bir yıldız oldu
Ben çok yoruldum değer verdim ağırlığınca
Altın oldun güneşe bandım yüreğimdin oysa…
Canımın derinliklerinde hayata yelken açtım seninle
Rüzgârlar sarsamadı alamadı bizi bizden…
Öyle bir geldin ki;
Dünyama öyle bir geldin ki;
Sana baktığımda, aldın beni sen oldum.
Nefes oldun soluduğum…
Paslanmış bedenim çözüldü, can geldi
Özlemlerim Ötelerde, Tutamıyorum Serap Gibi
Çabalıyorum Yaklaştıkça, Sır Oluyor Gölge Gibi
İstemek Yetmiyor, Karşılıksız Olunca,
Ne Yapsam da Anlamsız, Karanlık Bir Macera….
Yıkıyor Umutsuzluk, Çaresizce Çırpınışlar,
Perspektif hayat
Hayat uzaklaştıkça, bir perspektif gibi,
Sonsuzda değişir, renk tonu soluklaşır,
En sonda birleşen, paralelken çizgisi,
Göz gidişi görür, mantık suskunlaşır.
Rengarenk açarak….
Bir pazar günü, güneşin sıcaklığının hayata dokunuşunda,
Bedenimde dolan sevgi seli ile; ırmaklarda taşıp akıyorum güne,
Mutluluk şarkısını mırıldanan dudaklarımdan dökülüyor, huzurun resmi,
Gözlerim görebildiğine ötelere adımlarken, duygularım alıp götürüyor beni…
Renklerinde gökkuşağı oluyoruz
Sevgi aldım göklerde uçuyorum
Mutluluğu ellerimde tutuyorum
Ruhuma bir çift kanat takıp
Havalandım duygularda kayboluyorum…
Sevgisiz dört duvar yıkılıyor…
Sürükleniyorum tutuyor bir rüzgâr kollarımdan
Ayaklarım çözülüyor yollardan boşluğa çıkıyorum
Doluyor tenimi saran hava kederlerin soluğunda
Bir çıkış arayan yüreğimde demir parmaklıklar var…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!