ey kadınlar,
affedin beni!
üzgünüm ama
bir ömüre sığdıramayacağım
hepinizi...
ama söz olsun
ana sütü kadar ak alınları
ve şefkat yüklü memeleriyle,
geceden gündüze yolumuzu bekleyen
ve sırtından sopa
karnından sıpa eksik edilmese de
hep gülümseyen,
Kardeşim,
Şimdi seninle
otursak bir ağıcın altına,
uzatsak dallarımızı gökyüzüne....
Bırakıp bir yana dünyanın tüm savaşlarını,
hürriyetin duru maviliğinde,
- YAĞMUR’ A -
Geceleri uykumu bölen seni mi
Yoksa hayatımı ikiye bölen seni mi seviyorum
Bilmiyorum
Ama şunu itiraf ediyorum
Ne ölümden korktum,
Şu koca dünyada
Ne de aşktan.
Sırf yaşamaktı
Başımı ağrıtan!
Bir gün
şen kahkahaların
ağlayan yüzüyüm ben
yalnızlığım okunur gözlerimden
yemyeşil
gepgeniş kırlara uzanıp
gökyüzünü seyrederim masmavi
SENSIZCILIK
Günlerdir kendi kendime
Sessizcilik oynuyorum
Kandırıyorum kendimi
“Son”...
Sondan başlasaydık keşke yaşamımıza
Ve gitgide gençleşseydik.
Çocuklarımızın annesi babası olarak gelseydik dünyaya
Ve yıllar sonra tanısaydık kendi annemizi,
varsın bir yağmur gibi yağsın üzerimize yokluğumuz
varsın sudan bir sebepten olsun mutluluğumuz
biz günebakan çocukları,
kalabalık içinde bir başımıza da umutluyuz...
bir ömür boyu sever,
Hayal kırığımsın benim
İyileşmeyi bekleyen
Onlarca insanın imzaladığı
Bir alçı içinde
Kaynamaya çalışan
Kalp kırığımsın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!