”OĞUL” isimli bu şiirimi, Şiir Perisi Grubunda aylık olarak düzenlenen yarışmada 2008 Ağustos ayı “H e c e” dalında birinciliğe layık görülmüştür. Değerli Seçici Kurul Üyelerine sosuz teşekkür ederim.
OĞUL
Gönülden gönüle köprü kurunca
Sevginin o gücü bitmesin oğul
Haklının yanında dimdik durunca
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Lezzeti bir başka olmuş nasihatın.
Payıma düşeni aldım efendim.
Selam ve dua ile,
Celil ÇINKIR
nasihat deyince aklıma hep Şeyh Edebalı'nın vasiyeti gelir yüzyıllar evvelinden günümüze uzanan..
siz ve şair dostlarınız da,derin anlamlar taşıyan mısralara imza atmışsınız.. tebrik ederim
bedenin; toprağın , lisanın; dilin
ahlağın bayraktır kırbacın elin
tarihe nam salmış ezelden selin
aman ha baykuşlar ötmesin oğul!.....
'yukarıda gök, aşağıda yer çökmedikçe senin töreni kim bozabilir?'...
teşekkürlerimle.
Harika öğütler, mükemmel bir anlatım. Kutluyorum.
yüreğinize sağlık...SAYGILARIMLA...Fırat Sırtlan
SİZE VE KATILAN TÜM GÖNÜL DOSTLARADA SELAMLAR,HARİKA İDİ ÜSTAD,EMEĞİNİZE SAĞLIK,
Tam puan...TEBRiKLER:::
ALLAH orucu idrak eden tüm din kardeşlerimize cennetin reyyan kapısından girmeyi nasip eylesin .
Huzurlu Ramazanlar diliyorum....
Mazlumun zulümden yanınca bağrı
Bütün vücudunu sarar bir ağrı
Belki de Mahir’den sana son çağrı
Duman olup sözüm tütmesin oğul.
Kaleminize yüreğinize sağlık güzel paylaşımınız için tşk ler Tebrikler.. Saygılar....
Hep iyi düşünüp güzeli görüp
İlmek, ilmek kalbe sevgiyi örüp
Gönül bahçesinden içeri girip
Düşmanlık, kin nefret gütmesin oğul.
Mazlumun zulümden yanınca bağrı
Bütün vücudunu sarar bir ağrı
Belki de Mahir’den sana son çağrı
Duman olup sözüm tütmesin oğul.
Bir evlada verilebilecek en güzel öğütleri usta bir kalemden okumak mutlu ettibeni. Onlar geleceğimiz ve bizlker geleceğimizi en gtüzel şekilde yetiştirmek ve geleceğe hazırlamak zorundayız.
Teşekkür ediyorum anlamlı paylaşımınız için. Umarım bu nasihatleri tüm çocuklarımız duya ve gerekeni yaparlar.
Kaleminizi kutluyorum saygılar yüreğinize
Bu güzel nasihatinizi, bütün gencecik fidanların duyması dileği ile yürekten kutluyorum Mahir bey.
Bu şiir ile ilgili 98 tane yorum bulunmakta