Aşık derler onlara ne iz bilir ne yol,
Akille kıyaslama, o sevdanın esiri.
Düz ovada şaşar, ne sağ bilir ne sol,
Akıl, mantık nedir, o sedanın esiri.
Bazıları Ferhat’tır dağları delerken,
Bazı Mecnun olur aklını kaybederken
Kimi Kerem’dir küllerinde yanarken
Yangın yeri gönüller, o sevdanın esiri.
Leyla Leyla diye arar çöllerde yarini,
Külünk vurup taşlara beklemiş Şirin’i
Aslı’ya yanan yüreğiyle gönül pîrini
Yaraya merhem yok, o sevdanın esiri.
Adı, sanı silinen oldu dünya hanında
Kimi Vamık diye anıldı Azra yanında
Bülbül olup gül kırmızı kendi kanında
Ölenlerden beterdir, o sevdanın esiri.
Pervanedir aşka dönen Şem’ hasretine
Tabaka gibi diyar diyar Şenn hasretine
Semender olup da ateşe, sen hasretine
Kınama sakın Hoca, o sevdanın esiri.
Aşkta bulmuş huzuru, olmasa da huzur,
Onda kusur aramak, budur asıl kusur,
İlacı at kenara Lokman olsaydı doktor,
Devası bir tebessüm, o sevdanın esiri.
Allah kuluna sev der, emir muhabbet,
Adem’i niye yarattı, sebep Muhammed
Şiarımız olmalı sevene, sevilene hürmet
Dur, düşün Hilaloğlu, o sevdanın esiri.
01.07.2007
Şair HilaloğluKayıt Tarihi : 1.7.2007 17:02:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
değerli dostum ve kardeşim araştırma görevlisi Efe Durmuş'un mantık abidesi sözlerine binaen. kendisine ithaf ediyorum.

selam ve dua ile...
TÜM YORUMLAR (2)