Bir adam…
Daracık bir sokakta,
Hiç üzülme dedi oğluna.
Ölümün ayıbı yoktur,
Hele ki bu uğurda.
Çocuk titredi, dayanamadı,
Ah Prometus
Bu ne ağır bir yük
Bu ne ağır bir zulüm
Ve bu ne ağır bir gece
Çöken üzerimize
Ah Prometus
Müşteriye giden her malın üzerinde - ne yazık ki- ilk sahibinin kalıcı, yakıcı ve yıkıcı izleri vardır.
İpin inceldiği yerde dur
Durul
Nelerin olacağını
Nelerin olmayacağını
Bir düşün
Bir karar ver
Saklambaç oynardı çocuklarımız
Şehrimin düşünsel alana kapalı sokaklarında
Saklambaç oynarlardı ve göze görünmezlerdi bir daha
Memleketimin o tenha sokaklarında birbirlerini aradıklarında
Bazıları askercilik oynardı mesela
Bir kaçı asker olurdu
Ne mi istiyorum?
Benim için ertesi olma Cuma’nın
Mesela sen benim için hep Cuma kal
Ben de senin için hep Müslüman
Dahası var mı bilmiyorum
Oysa
Oysa o kadar da güzel değildi belki de
O gamzelerini ortaya çıkarıp beni hayata bağlayan
Beni kendimden geçiren, gönlümü mest eden gülümseyişin.
Belki de gülümseyişine güzellik katan
Baktığımda sana,
Gözlerim gözlerine değdiğinde,
Ruhumda şimşekler çakardı.
Şimşekler çakardı ve gök ağlardı,
Sırılsıklam ıslanırdım ardından.
Ve sen hiç farkında olmazdın.
Gözlerim gözlerine değdiğinde,
Beklediğim anın bürudetinde,
Müphem meşakkatin pençesinde,
Nazlı bir sevgilinin bahçesinde,
Haşim’in yalnızlıklar semtindeyim.
Sinemde yavru bir serçenin sesi,
Hani bulacaktın beni
Hani konuşacaktık seninle
Belki de
Konuşamadığımız birçok şeyi
Hiç kimseyle
Kendimizle bile




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!