gök delinmişcesine yağıyor yağmur
sanki yağan benim gözyaşlarım
anlamsız geçen boş bir hayatın
son demlerinde çırpınıyorum
mutluluktur tek muradım
Sen yaşamsın diyorum
Bir tüy değiyor yüreğime
Ilık ılık esiyor rüzgâr
Saçlarım dalgalanıyor
Dönüyor tüy değiyor ellerine
Ben dönüyorum
kapattım bütün pencerelerimi bugün
içimdeki buzlarla ısınmasını öğreniyor
yüreğim
kor alev gibi yakar mı buz
yakıyor işte
çok uzaklardan, çok uzaklara
bir mektup yazsam diyorum
'seni seviyorum'
diye başlayan
ahh! züleyha
yüreğin kor, ateş yüreğin
yanıp durdun yıllarca
yüzünü gördüğün bir yusuf'a
ahh! züleyha
aylardan temmuz
şehrime kar yağıyor
bu ayda kar yağar mı demeyin
benim şehrime
ilkbahar / yaz
sonbahar / kış
(seni en çok sustuğun vakitler özlüyorum)
diyor bir şair
suskunluğun dilini bilmeyen
seslerle boğar kendini, çoğu zaman
oysa; suskunluğu giyinmek
sen
her kimsen
görmediğim varlıksın
bilmiyorum nerdesin
ama varsın
hayallerimden çık
Kenan-ı aydınlatan Ay, Yusuf’un nurundan bir parça
Amber kokulu gülün bahçesinde koparılmış menekşe
Zalem dağının Ağaçlılarından zülfleri dal gibi sallanan
Dilberlik sadefi mahfazası, güneş gibi dünyayı aydınlatan
Okyanus ile mavi felek’in ortasında aydınlık mumu Nuran
yüzüm bahara durdu
gözlerin tomurcuklandı yar
zaman önemsizleşirken giyiniyorum her kelimeyi, teni açıyorum kat kat.. seninle kat be kat giyinirken baharı, mavileşiyor ruhum.. sen merak etme! kirpiklerimden yağan kar besler bendeki her gözeyi.. sende açan her çiçeği.. zaman diyorlar ya, zaman.. benim bahara duruşum sana değil zamana.. aman'daki sana, bendeki zamana..
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!