Nuh Tufanı Şiiri - Mesut Yüksel

Mesut Yüksel
182

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Nuh Tufanı


Emir, göğün çatlağından sızdı;
Nuh, ahşabın sağır gövdesine merhameti işledi.
Dalgalar dağı yutmaya hazır bir iştahken,
Gemi, imandan bir omurgaydı yalnızca;
Suların öfkesine gerilen o ince sızı.

“Gel!” dedi Nuh, kanın değil canın kıyısından;
Oğul, toprağın sessizliğine sığındı.
Anladı ki o gün tarih:
İman, damarda akan kan değil,
Ruhun kendi karanlığında yaktığı tek kibritmiş.

Çiftler bindi; can cana, nabız nabza…
Ve gök kapandı, yer yarıldı, zaman durdu.
Sular sadece şehri değil,
Kalplerin ağır mühürlerini de boğdu.

Aylarca süren o ıssız salıncakta,
Korku sabra, sabır sessiz bir zeytin dalına evrildi.
Gemi, nihayet bir zirvenin alnına oturdu;

İnkârcılar boğulmadı;
Verilmiş hükmün boşluğunda kayboldular.

Dağlar sığınak olmadı, soy kurtuluş getirmedi;
Gemiye binmeyen,
Kendi yokluğunun içine düştü.

Sular çekildi, fırtına dindi,
Güneş yeniden öptü toprağın tenini.
Ama mizan değişmedi:

Gemi açık denizde,
Nuh çağırıyor,

Ve insan,
Hâlâ kendi elleriyle büyüttüğü o tufanda,
boğuldukça suçu kibrine atıyor.

Mesut Yüksel
Kayıt Tarihi : 5.1.2026 22:27:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!