Ben beni arıyordum bir vakit ,
Zifir karası gözlerinde, yitirmiştim aklımı.
Umutlar tozlu raflardaki ,
hırpalanmış albümlerde kalmıştı.
Düşlerim taze tomurcuk açmış gül ağacı;
Tükenmişliklerimle maziyi anarken,
Failisin sen bu aşkın sebebi,
Estin tayfun oldun yıktın da gittin.
Rûz-i mahşerinde yargılar gibi
İlmeği boynuma taktın da gittin
Darmadağın ettin gönül hanemi
Kudretim kalmadı gücüm tükendi
Sanırsın kendimden geçer gibiyim
Bilmezdim ki düşman kimdi dost kimdi
Eğriyi doğrudan seçer gibiyim
Bükülmez bileğim karaydı gözüm
Gel de girmeyelim biz bu günaha,
Daralan zamanı geç etmeyelim.
Giden ömür ele geçmez bir daha,
Olanca maziyi hiç etmeyelim.
Hakikati fark edelim görürken,
Ziyâsına mest olurken yıldızlar gökyüzünde,
Ay şavkıyla büyüledi, kör eyledi yâr beni.
Tüm kainat uykudayken, bir vuslat dehlizinde,
Efsunlandı nazargâhım, sır eyledi yâr beni.
Rüzgara emsaldir Heyhat! umudum savrulurken.
Sen mahkûmu olduğum güzeller şahı Sultan
İzleri çok derinde boynumdaki ilmeğin
Benliğimi o yeşil gözlerinle kuşatan
Eşgaline hasretim peşimdeki gölgenin
Layık görüyorsan eğer hançerle sök kalbimi
Her kışın sonunda bir bahar gelir,
Kaybolur umutlar yazdan habersiz.
Varın kıymetini garipler bilir,
Ne bilsin yokluğu azdan habersiz.
Çok şeye geç kaldık vakit var derken,
Ey gönül şaşarım senin haline
Miadın dolarken hayalde miydin?
Bağban olup muhannetin Gül'üne
Hazanda solarken hayalde miydin?
Nasip mi kısmet mi bilinmez amma
Yollar uzadıkça vakit daralır,
Ne olur yakamdan düş hayallerim.
Tutunduğum dallar bir bir kırılır,
Anla artık her şey boş hayallerim.
Boşa tasa etme sıyrıl kaygıdan,
Atı alan Üsküdar'ı geçti de,
Olan yine sana oldu İbrahim
Yiyen içen bir diyara göçtü de,
Tüm hesaplar sana kaldı İbrahim
Lütuf Allah’tandır elbet kahırda,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!