Yağmurlu bir günde kentten ayrılıyorum
Topraktan ayrılıyorum sudan havadan ayrılıyorum ağaçtan ateşten ayrılıyorum
sevgiliden ayrılırken
Gece yırtılıyor sabaha karşı güneş bulutları itiyor ufuk çizgisinde sevgilinin kara ak saçları düşümde
Henüz sönmedi ömrüm dünüm bugünüm ezelim ebedim
Bir beddua yükseliyor ezandaki yüceliğe dua olarak
Yağmur yağıyor kent ölüyor ben ölüyorum
Sevgiliden ayrılırken
Yeryüzü gökyüzü kadar temiz artık
Melekler ardımdan kanatlarını gösteriyor
Kucakla beni musluktan akan iki karanlık su arasında
Uçmak böyle olur sevgilinin saf gözlerinde
Seni gördüm seni bildim ezelim ebedim
Dizlerimi sancısız karnıma çekiyorum
gökyüzünü sevince
Yırtınıyor kent melekler yüzünü gösteriyor bir kez daha
Sevgiliden ayrılırken
Gece yırtıldı ışığını göstermek için yalnızca bir an
Üzerimdeki bulutların ağladığı yalan
sevgilinin tok çalışkan sert elleri adımlarım düşürür beni
Sesi çağlar kent garip bir mazlum hal alır
Kargalar akşamüzeri yine tek bir ağaçta
Gebe kedinin gözleri gözlerimde bir an
Sevgiliden ayrılırken
Ah
Kentlerden geçtim seviden geçtim
Yağmur toprağıma değmeden kendimden geçtim
Kayıt Tarihi : 28.2.2026 19:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!