nefesimi senden almışlar, dedim geceye.
gece gülümsedi.
hiç kimse kimsenin nefesi değildir.
korkutan bir ayrılık sandığım şey,
meğer ömrün bana yazdığı en eski dersmiş.
insan, elinde tuttuğunu kaybetmekten değil,
ona sonsuzluk yakıştırmaktan incinirmiş.
ey gönül.
bir yüzü ebediyet sanma.
gül açar, solar, toprağa döner.
şarap kadehte beklemez,
ömür de bedende.
bugün var dediğin, yarın bir rüzgarın adıdır.
bugün sevdiğin, yarın bir hatıranın sessizliğine karışır.
dünya, hiç kimsenin adını taşa kazıdığı kadar zamana kazımamıştır.
ben seni değil, sende kurduğum düşü aramışım.
sen de beni değil, bende gördüğün eksikliği sevmişsin.
iki yalnızlık, birbirine ayna olmuş.
ikisi de kendini görememiş.
meğer ayrılık, iki insanın uzaklaşması değilmiş. ayrılık, insanın kendi hakikatine ilk defa yaklaşmasıymış.
zaman bana dedi ki
ne kazandığına güven,
ne de kaybettiğine ağla.
bugün elinde tuttuğun avuç,
yarın toprağın avucu olacaktır.
bunun için kin taşımadım.
çünkü öfke, kendine ağır gelenlerin yüküdür. affetmek ise, kendi zincirini sessizce çözmektir.
ey gönül.
bir yudum ömrü sonsuzluk sanacak kadar aldanma. gökyüzü nice aşık gördü, nice hükümdar uğurladı. hepsinin ardından aynı yıldızlar sustu.
şimdi biliyorum
nefesimi senden almamışlar.
ben, onu yanlış bir kalpte aramışım.
nefes, sevdiğinde değil,
hakikati bulduğunda çoğalır.
öyleyse bırak giden gitsin.
ne giden eksiltir seni,
ne kalan tamamlar.
insanın gerçek yurdu,
başkasının kalbi değil,
kendi vicdanıdır.
ve gün gelir,
hepimiz aynı sessizliğe yürürüz.
arkamızda ne servet kalır,
ne övgü, ne de kırgınlık.
yalnızca, bir gönle yük mü olduk,
yoksa bir yaraya merhem mi,
işte hesabı sorulacak olan budur.
✍️
Mustafa AlpKayıt Tarihi : 25.07.2026 14:01:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!