1965 yılında Bilecik-Yenipazar'da doğdu. İlköğretimini Yenipazar'da bitirdikten sonra bir yıl süreyle Gebze Müftülüğü Çoban Mustafa Paşa Külliyesi Kur'an Kursuna devam ederek her zaman hayırla yâd ettiği hocası Seyit Tüysüzoğlu'ndan dinî ve luğavî dersler okudu.1984 yılında Kocaeli İmam Hatip Lisesi'nden mezun oldu.
Memuriyete 1985 yılında Babaeski Merkez Yatılı Kur'an Kursunda öğretmen olarak başladı. 1990'da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinden, 2001'de AÜ, AÖF İlahiyat Önlisans programından ve 2007 yılında da Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu.
Sırasıyla Kartal Müftülüğü Aşağı R. Zeytinlik Camii Müezzinliği, Topselvi Merkez Camii İmam Hatipliği, Kartal M. Akif Ersoy İmam Hatip Lisesi meslek dersleri fahri öğretmenliği görevlerinde bulundu. 2000 senesinde de Diyanet İşleri Başkanlığı ve Dışişleri Bakanlığınca yurt dışına gönderilerek dört yıl Kopenhag Büyükelçiliği bünyesinde Køge Camii Din Görevlisi olarak çalışma hayatını devam ettirdi. İhtisas eğitimini DİB Pendik Haseki Eğitim Merkezinde tamamlayıp Haziran 2011’de mezun oldu.
Kartal Müftülüğünde vaiz olarak meslek hayatını devam ettirirken 2014 yılı İlçe Müftülüğü yazılı ve sözlü sınavlarını kazanarak Malatya Hekimhan İlçe Müftülüğüne atandı.
14 Ocak 2015 tarihinde Hekimhan’da İlçe Müftülüğü görevine bilfiil başlayan Necmi ÜNSAL, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Yüksek Lisans çalışmalarını Dinler Tarihi alanında devam ettirmektedir.
Şiirlerinden bazıları çeşitli dergi ve gazetelerde, internet sayfalarında, Turuncu Şiirler, İstanbul Sevdalıları adlı şiir kitaplarında ve Gündüz Kitapevi’nin çıkardığı Türk Şairleri Şiir Antolojisi'nin 2. cildinde yayınlandı.
Evli olup Ayşe Nur ve Feyza Nur adlarında ikisi kız, Muhammed Baki ve Mustafa Yasir adlarında ikisi erkek olmak üzere dört çocuk babası, İbrahim, Ahmet, Eymen ve Serdar isimlerinde dört torun dedesidir.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




-
Necmi Ünsal
-
Nusret Akbayır
-
Semih Yücel Yücetürk
Tüm YorumlarTURAN ORAK'IN SEZA DERGİSİNDE BENİMLE YAPTIĞI RÖPORTAJ:
Şiir Perisi Grubunun aylık yayın organı olan SEZA Şiir ve Edebiyat dergisinin ARALIK 2005 sayısında; Hepimizin, saygılı duruşuyla, kişilere iyi niyetli yaklaşımıyla, sakin ve yapıcı yapısıyla yakından tanıdığımız sayın Necmi ÜNSAL beyi t ...
************************************************
N_ecmi Bey, dost şair, kıymetli insan,
E_n nazik, en kibar dizeleri ve satırlarıyla..
C_andan kalbi, çok zarif mizacıyla..
M_ir 'dir beşeri sevdanın çileli kulvarında..
İ_ncitmez, hep katkı koyar yaşama.
____ Saygı ...
İsmini hiç bir kavganın yanında görmediğim, Antoloji'de duruşunu bozmayan, adı hiç bir münkerle zikredilmeyen bir kaç isimden biridir Necmi ÜNSAL... Velhasıl tertemiz bir İnsandır O. Allah katında Mü'min olarak şahitlik edeceğim İnşaALLAH.... Yazdıkları hep maruf adına! ..
Selam ve Dua ile